============================== B A Ş Y A Z I L A R ==============================
|
"DERME ÇATMA BİLGİSİ" İLE KİTAP ELEŞTİREN CENGİZ BEYİ TANIR MISINIZ? |
|
KÜLTÜR SANAT
|
|
Yazar Sadık Göksu
|
|
11 01 2012 |
|

Nisan 2009 ile Mayıs 2011 arasında, oldukça aralıklı olarak bazı yazılarımın yayınlanmış olduğu İnsancıl Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Sayın Cengiz Gündoğdu; Ekim 2011 tarihli ve 255 sayılı Dergi’nin, “Yıldız Güncesi” sütununda; “5 Ağustos Cuma” başlıklı bölümde; benim bu yıl Mart ayında çıkan, “Kırkambar, Ahilik Tarihöncesi’nde Başlar, Sonsuzdan gelir, Sonsuza gider” başlıklı, tezli kitabıma, kendi sözleri ile; Ahilik konusunda bizden öğrendiği dışında ancak “derme çatma” bilgisi olduğu hâlde; kitabımın tezini belirten adından başlayarak; kitabın da, yazarının da değerini sıfıra indirmeye yönelik bazı temelsiz eleştiriler yayınladı. Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 620 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
DERSİM 38'DE YAŞANANLARI DOĞRU OKUMAK |
|
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
|
|
Yazar İbrahim Utku Nar
|
|
15 12 2011 |
|
Celal Bayar, 25 Kasım 1937 tarihli Ulus gazetesine verdiği demeçte şöyle demiştir: "Ergani’de gelecek yıl bu mevsimde saf bakır akacaktır. Dersim’de çıplak kayalar içinde bedbaht bir hayat sürmekten başka nasip bulamayacak olanlar orada bırakılmayacaktır” Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 528 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
DR. HİKMET KIVILCIMLI 110 YAŞINDA |
|
GÜNCEL HABER-YORUM
|
|
Yazar Mehmet Aslan - Vatan Postası *
|
|
14 10 2007 |
|


110. KIVILCIMLI YIL KUTLU OLSUN... Dr. Hikmet KIVILCIMLI, 11 Ekim 1971 tarihinde Belgrad'da, herhangi bir insan gibi "son soluğunu verdi", "önsüz ve sonsuz bir sosyalizm çabası içinde, en gerçek emeğin adsız ruhu gibi göçtü." Onun ölümünde "yaşayanları dehşete düşürecek hiçbir şey bulunmuyor!" Çünkü, Dr. Hikmet KIVILCIMLI, yaşarken: "Mâ ene (Ben hiçbir şey değilim) illâ (meğer ki) beşerün misliküm (sizin gibi insan olayım)!" (Hazreti Muhammed), "Homo sum (İnsanım) humani nihli (insancıl olan hiçbir şey yok ki) a me alienum puto (bana yabancı kalsın)!" (Terentius) ve "Ben sosyalistim. Sosyalizmden başka hiçbir şeyim yoktur!" (Ho Amca) düsturlarını kendine prensip edinmiş bir fani idi. Ölümünden 36 yıl sonra onu yeniden anmak ve hatırlatmak istedim... (2007) Geçenlerde elime geçen Kırşehir'deki mahpusluğu hakkında ilginç bir anı ile... * İLK YAYINLADIĞIMIZ TARİH 14.10.2007. YENİDEN YAYINLIYORUZ. Ayrıca sağ tarafta gördüğünüz; MEHMET ASLAN ARKADAŞIN MAİL'İME GÖNDERDİĞİ RESİM VE NOT: "Geçen Cumartesi günü İstanbul Modern’de sergilenen resimlere bakarken bir resim dikkatimi çekti: Semiha Berksoy’un 'Hapishanede Ziyafet' isimli resmi... Resmin merkezinde elbette ki 'Ankara Devlet Operası baş artisti, yüksek dramatik soprano, ressam ve tiyatro sanatçısı' Semiha Berksoy bulunuyor. Okuyabildiğim kadarıyla sanırım 1978 yılında yapılmış bu resim. Ama konu epeyce eskiye dayanıyor. Resimdeki diğer kişileri de teşhis etmek zor değil: Nazım Hikmet, Kemal Tahir ve Dr. Hikmet Kıvılcımlı..."
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
(10.10.2010.VP) MEHMET ASLAN ARKADAŞIN MAİL'İME GÖNDERDİĞİ RESİM VE NOT: "Geçen Cumartesi günü İstanbul Modern’de sergilenen resimlere bakarken bir resim dikkatimi çekti: Semiha Berksoy’un 'Hapishanede Ziyafet' isimli resmi... Resmin merkezinde elbette ki 'Ankara Devlet Operası baş artisti, yüksek dramatik soprano, ressam ve tiyatro sanatçısı' Semiha Berksoy bulunuyor. Okuyabildiğim kadarıyla sanırım 1978 yılında yapılmış bu resim. Ama konu epeyce eskiye dayanıyor. Resimdeki diğer kişileri de teşhis etmek pek zor değil çünkü: Nazım Hikmet, Kemal Tahir ve Dr. Hikmet Kıvılcımlı..."
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 2263 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
NE YAPMALI? PARTİ YAPMALI! PARTİ OLMALI! |
|
KUVAYİ MİLLİYE DERGİSİ
|
|
Yazar Vatan Postası
|
|
21 02 2007 |
|
Her ülkede, başta işçi sınıfı olmak üzere ezilen ve sömürülen halk kesimlerinin gerçek örgütü olan partinin organize gücüne dayanmayan her yerel, ulusal ve enternasyonal (küresel) isyan ve başkaldırı hareketi yenilmeye mahkumdur. Bu mahkumiyet, sadece basit bir yenilgiyle sonuçlanmayabilir. Daha kötüsü ve asıl tehlikelisi; ulusal ve bölgesel faşizmlere ve savaşlara, küresel savaşlara ve küresel faşizme hizmet edebilecek olan; PARTİSİZLİĞİN GELENEKLEŞİP ANARŞİZMİN HORTLATILMASIDIR... Onun için inadına şu soruları soruyoruz: NE YAPMALI? NASIL YAPMALI? ASIL YAPILMASI GEREKEN NEDİR? Başta işçi sınıfımız olmak üzere tüm emekçi halk kesimlerinin gerçek örgütü olarak, işçi sınıfı ve emekçi halkın ekonomi-politik iktidarını kurmak için mücadele edecek gerçek bir İŞÇİ PARTİSİ (PROLETERYA PARTİSİ) örgütlenmesi; ekmek-su-hava gibi yaşamsal bir zorunluluktur. İşçi sınıfı aydınları tarafından, öncelikle ve ivedilikle ele alınması gereken bu acil görev; işçi sınıfı içinde, işçi sınıfı ile birlikte ve işçi sınıfı tarafından yaşama geçirilmelidir. İnsanlarımızın somut sorunlarından hareketle ordulaşmış bu halk gücünü örgütleyemezsek hep birlikte küresel cehenneme mahkum olacağız.... Aşağıda böyle bir örgütlenmede yararlı olacağına inandığım bir tüzük ve program taslak önerisini yeniden sunuyorum. (17.10.2011 - Nezih Gençler) Amacımız; kişisel, zümresel, sınıfsal veya oligarşik nüfuz ve egemenlik yerine, yasal yollardan, halkımızın kayıtsız şartsız inisiyatif ve güdüm, söz ve karar sahibi olduğu, doğrudan halk egemenliğine dayalı gerçek özgürlük ve demokrasiyi, ekonomik ve sosyal adalet temelinde yükselen ulusalcı, halkçı, bağımsızlıkçı, devrimci ve laik sosyal hukuk cumhuriyetini geri dönüşsüz olarak kurmak ve geliştirmektir. Bunun için: a) Antidemokratik kanunları kaldıracak ve devleti halktan üstün değil halkı devletten üstün tutacağız. b) Kronik işsizlik ve pahalılık kanser haline gelmiştir. Bunları köklerinden kazımak için, ikinci bir Kuvayı Milliye seferberliği gerektir. Bu ulusal ekonomik ve sosyal kurtuluş seferberliğimizi; en son sistem nükleer enerjili, elektronik iletişim ve eşgüdümlü, bilişim teknolojili ağır sanayi temeline dayandıracağız. c) Ulusal üretim mücadelemizin para maddesini, -ne sadakayla, ne zorla- ancak UCUZ DEVLET ve BİLİNÇLİ TİCARET yolu ile sağlayacağız. d) Bu ulusal ekonomik ve sosyal Kuvayı Milliye Seferberliğimizi, başta işçi sınıfımız gelmek üzere mühendisi, mimarı, doktoru ile köylü-şehirli bütün değer yaratan iyi niyetli vatandaşların; tamamen aşağıdan gelme ve tamamen özgür GİRİŞİMiyle + ÖRGÜTlülüğüyle + GÜDÜMüyle gerçekleştirecek; ve bu amaçla, bütün organlarda bilfiil üretmenlerin çoğunluğunu, kadınların ön safta bulunmasını sağlayacak, gençliğe sonsuz güveneceğiz... e) Temel ilkesi; “örgütlü halk parti içinde, örgütlü parti halk içinde” olan Partimiz; devleti ele geçirmeyi tek amaç gören, devletle bütünleşip bürokratikleşerek halkı yukardan “idare” etmeye kalkan seçkinlerin “iktidar” aracı olmayacak. Partimiz; politikacı-devlet-halk üçgeninde, örgütlü halkla bütünleşip, politikayı halka yaptırarak, halkın örgütlü gücünü özgürleştirecek ve devletin, toplum için görev yapan bir araç olarak halk tarafından kullanılmasını sağlayacaktır. Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1594 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
KIDEM TAZMİNATI GASPEDİLEMEZ! |
|
GÜNCEL HABER-YORUM
|
|
Yazar Vatan Postası Çalışanları
|
|
18 09 2011 |
İşçi sınıfımıza ve tüm halkımıza karşı KIDEM TAZMİNATI GASPI ile yoğunlaşacak olan topyekün bir saldırı var. İşsizliğe karşı en büyük güvencemiz olan KIDEM TAZMİNATI HAKKIMIZI SAVUNMAK; başta işçi sınıfımız olmak üzere tüm emekçi halkımızın yaşamsal zorunluluğu ve boynunun borcudur. İşçi sınıfımıza karşı işveren sınıfının yoğunlaştırdığı bu sınıf savaşından, başımızı toprağa gömerek kurtulamayız. Madem ki onlar bize karşı sınıf savaşını yoğunlaştırdılar; o zaman HOŞ GELDİN 15-16 HAZİRAN... Bu sınıf savaşını ancak karşı sınıf savaşıyla durdurabiliriz... ÖRGÜTLÜ BİR HALKI HİÇBİR KUVVET YENEMEZ
Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 497 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
DR. HİKMET KIVILCIMLI: SURİYE BAAS SOSYALİZMİ |
|
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
|
|
Yazar Dr. Hikmet Kıvılcımlı
|
|
10 08 2011 |
|

 "YOL ANILARI"ndan Suriye üzerine notlar: (16.06.1971 ÇARŞAMBA - 18.06.1971 CUMA) (Ahmet Erdal Aksungur tarafından eldeki kitaplara göre redaksiyonu yapılmıştır.
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
- Vatan Postası) 16.06.1971 (Çarşamba) <<... Suriye Sosyalizmi o Şeytan'ı deli edecek ıvır, zıvır kişi ilişkilerine düşkün görünmüyor. İnsanların, akacak kan gibi, damarda durmayan, kontrol edilemez "Hürriyet"çiklerine dokunup, alışılmış "Birlik"lerini tedirgin etmiyorlar. Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 843 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
KAPİTALİZMİN GELİŞİMİ VE ORJİNALİTEMİZ |
|
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
|
|
Yazar İbrahim Utku Nar
|
|
04 07 2011 |
|
19.Y.Y.’ın ortalarından itibaren üretim ve sermayede görülen yoğunlaşmanın maksimum düzeye varması, Banka sermayesinin Sınai sermaye ile kaynaşarak Mali Oligarşiyi oluşturması vb. koşullar dahilinde yapısal değişikliğe uğrayarak “Serbest Rekabetçi” konumundan “Tekelci” (Monopolcü) bir yapıya evrilerek Emperyalizm aşamasına geçen “Kapitalizm”, yörüngesi dahilinde olan ülkelerde de büyük değişikliklere yol açtı.
Bugün ki anlamıyla “Merkez Ülkeler” olarak adlandırılan, sanayi kapitalizminin gelişkin olduğu Emperyalist metropoller, yalnız kendi anayurtlarındaki halkı sömürmekle yetinmezler. Kendi halkını sömürürken, onlarda oluşan hoşnutsuzluğu ve isyanı amorti edecek kertede yüksek hayat standardını sağlamak için yeryüzünde diş geçirebildiği ülke ve bölgeleri “sömürge” ve “yarı-sömürge” yahut “nüfuz alanı” haline sokarlar. Bu durum Kapitalist devletler arasında bölgesel yahut evrensel savaşlara ve ekonomik-politik krizlere yol açar... Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1119 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
ULUSLARÜSTÜ FİNANS KAPİTAL TARIMIMIZI VE HAYVANCILIĞIMIZI ÇÖKERTİYOR |
|
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
25 06 2011 |
|
1997 yılının başında, uzman olarak çalıştığım Tez Koop İş Sendikası'nın da örgütlü olduğu tarımsal birlikler üzerine bir inceleme-derleme yapmıştım. Arşivimden sunuyorum. Tabi şimdi o birlikler yok edildiler. Geldiğimiz son durumda sadece pamuğu, ay çiçeği yağını ithal etmeye başlamış değiliz, aynı zamanda buğdayı da, eti de ithal etmeye başladık... Kıyamet müjdeleri... Evet; "neredeydiiikkk, nerelere geldik?" Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 661 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
ÖRGÜTLENMEDE AMAÇLARLA ARAÇLAR KARIŞTIRILMAMALI |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
14 06 2011 |
|
Genel olarak örgütlenmek, özel olarak da sendikal örgütlenme, gerçekten çok önemli ve yaşamsal bir zorunluluk olduğu için üzerinde titizlikle durulması gerekir. Örgütlenmek için örgütlenmek, eylem için eylem olmaz. Örgütlenmenin ve her eylemin bir amacı, bir planı ve programı, örgütlenme başlatılmadan önce hedef kitlenin ve alanın fizibilitesinin çıkarılıp durumun objektif olarak iyi değerlendirilmesi, hazırlıkların sağlıklı yapılması ve imkanlar da zorlanarak her olasılığın iyi değerlendirilmesi, alternatif düşünce, davranış ve eylem biçimlerinin programlanması gerekir. Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 802 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
KOKUŞAN TOPLUM MU KAPİTALİST DÜZEN Mİ? |
|
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
|
|
Yazar Ahmet Erdal Aksungur
|
|
01 06 2011 |
Bu yazı, hiç değilse okuyucuyu bu konuda azıcık düşünmeye yöneltebilmişse, görevini yerine getirmiş olacaktır. Zaten, halkımızın dediği gibi: “KORKUNUN ECELE FAYDASI YOKTUR…” Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1157 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
NEZİH GENÇLER: NASIL MÜCADELE? SINIFLAR SAVAŞI NEDİR? NEDEN 1 MAYIS? TARİHİ SÜREÇ |
|
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
01 05 2007 |
Ya üretim ya da hizmet sektörlerinde işgücümüzü ve yeteneğimizi satarak ya da kiralayarak çalışmaktayız. Yaşayabilmemiz için başat bir zorunluluk çalışmak. Kendimizi, yakınlarımızı yaşatabilmemiz, yaşanabilir bir doğayı ve toplumu koruyup geliştirebilmemiz bu çalışma eylemimizle gerçekleşiyor. Çalışma, işgörme; üretim denilen, insana özgü ekonomik ve sosyal faaliyet alanının en temel unsurlarındandır. Çalışan insan bir iş yapar, üretim ya da hizmet sektörlerinde toplumun kendisini yeniden üretmesine katkıda bulunur. Bunun karşılığında da, kendisini yeniden üretmek, geliştirmek ve soyunu devam ettirmek üzere temel gıda maddelerinden, çeşitli hizmet ve kültürel gereksinimlerine kadar bir çok şeyi tüketme hakkını ve yetkinliğini toplumdan alır. Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 2965 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNDE HANGİ SON? MUHTEMEL TEHLİKELER. VE NE YAPMALI? |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
18 04 2011 |

Bu yazımda; sendikamızın kongresi sonrası oluşan yeni duruma ve bizi bekleyen muhtemel tehlikelere değinmeye çalışacağım. Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1137 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
BÖYLE GENEL SEÇİMİ, SONUÇLARINI VE PARLAMENTOYU BOYKOT EDİYORUZ! |
|
GÜNCEL HABER-YORUM
|
|
Yazar Vatan Postası Çalışanları
|
|
14 04 2011 |
EKONOMİK VE SOSYAL ADALET TEMELİNDE BİR PARTİLER VE SEÇİM YASASI İÇİN SEÇİMLERİ, SONUÇLARINI VE PARLAMENTOYU BOYKOT EDİYORUZ!
Genel seçimler yaklaşıyor. Bu süreçte "CHP"cilerle "AKP"cilerin "BABA" ya da "ANA" olarak, diğerlerinin de "YAVRU" olarak katıldıkları toz duman arasında tartışmalar sürüyor. Parti genel başkanlarının atadığı, atamaların partiye sermaye kazandırmaya dönüştüğü, kimin parası ve olanakları varsa onun aday olduğu, seçmenin vekilini geri çağırma, uyarma, eleştirme ve bölgesel referandumla değiştirme hakkının olmadığı, vekillerin hiçbir halk örgütüyle ilişki ve sorumluluk içinde olmadığı, parlamentarizm denen aldatmacanın tam bir fütursuzluk ve sorumsuzlukla dayatıldığı, demokrasiyi sandığa kilitleyen bir sözde seçim daha yaşamak üzereyiz. Hayatın çelişkisi mi diyelim, cilvesi mi diyelim! Yoksa düşürüldüğümüz durumun vahameti mi? Yetmedi mi bu kayıkçı dövüşü? Artık "kurtarıcı" ya da "kurtarıcılar" istemiyoruz! Kendi kurtuluşumuzun ancak örgütlü halkın ortak aklı ve eliyle olabileceği gerçeği; yaşamsal bir zorunluluk olarak kendini dayatmaktadır. Bunun önünü açacak, bunu anayasal güvence altına alacak bir partiler ve seçim yasası ve anayasa değişikliği gerçekleştirinceye kadar genel seçimleri boykot ediyoruz... Şeriatçı-laik, siviltoplumcu-ulusalcı çekişmelerinde de olduğu gibi, son duruşmada aynı merkezden yönlendirilen ya da aynı merkeze hizmet edebilecek bir ikilemle genel seçimlere gidiliyor. Uluslarüstü emperyalist güç merkezlerinin "yerel" örgütleri haline dönüşen partilerle seçime gidiliyor. Temsil ettikleri gerçek sınıf, tabaka ve zümreleri gizleyen, tümüyle herkesi temsil ettiği yalanına insanları inandırmaya çalışan bu sahtekar politikacıların içinden birilerini ille seçmemiz bize demokrasi diye yutturulmak isteniyor.1- Tüm partilerin gerçekte hangi toplum kesimlerini temsil ettiklerini açıkça söylemek ve program ve tüzüklerini ona göre yapmak zorunda olduklarının yasal ve anayasal güvence altına alınıp hükme ve yaptırıma bağlandığı bir sistem yaşama geçirilmelidir.
2- Sermayenin, işverenlerin çıkarlarını savunan partilere gerçek alternatif olabilecek; başta, (çalışanıyla ve işsiziyle) işçi sınıfımız olmak üzere ezilip sömürülen geniş halk kitlelerinin sorunlarına çözüm yolları üretebilecek parti ya da partilerin de kurulup örgütlü ve gerçek üye sayılarına göre, vergilerimizin toplandığı yer olan hazineden yardım almalarını sağlayacak bir sistem yaşama geçirilmelidir.HALK ANAYASASI BUNU GEREKTİRİR, HALKIN ÇIKARLARINA HİZMET EDECEK PARTİLER VE SEÇİM YASASI BUDUR. BUNUN DIŞINDAKİ ÇÖZÜMSÜZLÜKLERİ BOYKOT EDİYORUZ.Halkımız o seçim yasasında ve anayasada; güncelinden geneline, kendisini yakan tüm sorunlara çok somut çözüm yolları üretebilecek temel, kalıcı ve güvenilir dayanaklar, partiler, denetim mekanizmaları, kurumlar, örgütlenme ve reorganizasyon modelleri bulmalıdır...Böyle bir partiler, seçim yasası ve anayasa var mıdır? Vardır. "40 katır mı 40 satır mı, ölümlerden ölüm beğen" mahkumiyetine karşı aşağıda sunduğumuz ANAYASA TASLAĞINI ve PARTİLER-SEÇİM YASASINI yaşama geçirinceye kadar her türlü ısmarlama "cehennemi" BOYKOT ediyoruz... GENEL SEÇİMLERDE OY KULLANMAMA HAKKIMIZI KULLANACAĞIZ.(Vatan Postası) Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1235 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
TEZ KOOP İŞ SENDİKASI VE TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİ |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
22 01 2011 |
|
TEZ KOOP İŞ SENDİKASI’NIN 17-18 OCAK 2011 TARİHİNDE TOPLANAN SON BAŞKANLAR KURULU'NDA OLUP BİTENLER VE OLAMAYIP BİTEMEYENLER: 
TESCO KİPA İŞÇİLERİNİ TEMSİLEN SEÇİLEN ÜST KURUL DELEGELERİNİN GENEL KURULDA SEÇME VE SEÇİLME HAKLARININ VE GENEL KURUL DELEGELİKLERİNİN İPTAL EDİLMESİNİ İSTEYEN GNL. EĞTM. SKR. HAYDAR ÖZDEMİROĞLU, GNL. SKR. HAKAN BOZKURT, GNL. YNT. KRL. ÜYESİ LEVENT KOÇ, GNL. YNT. KRL. ÜYESİ M. ADEM CAN  TESCO KİPA İŞÇİLERİNİ GÜDÜLECEK KOYUN YERİNE KOYMAYA KALKTILAR... Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1873 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNİN YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜRÜLMEMESİ İÇİN NE YAPMALI? |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
04 12 2010 |
|

TESCO KİPA örgütlenmesinde süreç uzadı, uzuyor, daha da uzuyacak gibi... Oysa yapılması gerekenler belli... Yapılanlar ve yapılmayanlar ise açık seçik ortada...
Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 4734 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
SENDİKAL BÜROKRASİYİ AŞMAK GEREK!.. |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Özgür Müftüoğlu - Evrensel
|
|
28 11 2010 |
Sendikal bürokrasiyle mücadele, içinde bulunduğumuz süreçte en az sermayeyle mücadele kadar önemlidir...
TESCO KİPA İŞÇİLERİNİN DİKKATİNE (Vatan Postası)
Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1262 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
NEZİH GENÇLER: "BOLİVARCI ALBAY"IN LATİN DERSLERİ; ORTADOĞU HALKLARININ GERÇEK KURTULUŞU... |
|
KAMUOYUNA
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
06 03 2008 |
|
MİNİMA (ASGARİ) PROGRAM, MAKSİMA (AZAMİ) PROGRAMSIZ OLAMIYOR. YAKLAŞIK 7000 YIL ÖNCE GİRDİĞİMİZ SINIFLI-DEVLETLİ ÖZEL MÜLKİYET SİSTEMİNDEN ÇIKIP YAŞANABİLİR BİR DOĞA VE TOPLUMA GEÇİŞ SÜRECİ İÇİNDEYİZ. DEMOKRATİK DEVRİM GİRİŞİMLERİ VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELELERİ SOSYALİST PROGRAM VE UYGULAMALARDAN AYRI YAŞAMA GEÇEMİYOR. SOSYALİST PROGRAM VE UYGULAMALARIN BAŞARIYLA YAŞAMA GEÇMESİ DE TÜM TARİH ÖNCESİ VE TARİH DÖNEMLERİNİN BİLİNCE ÇIKARILMASINA, GEÇMİŞTEKİ TÜM YAŞAM ÇIRPINIŞLARININ, ACILARININ VE TRAJEDİLERİNİN KUCAKLANIP BENİMSENEBİLMESİNE BAĞLI. HAYATIN DAYATTIĞI BU BİRLEŞTİRİCİ ZORUNLULUĞU İNKAR BAŞARISIZLIK VE TRAJEDİYLE SONUÇLANIYOR... YANİ KAN VE ATEŞ...
... Venezuela örneği; bizlere, ordulaşmış halkların ve halk(çı)laşmış orduların, başta mazlum halklar olmak üzere tüm insanlığın toplumsal kurtuluşunda nasıl yaşamsal bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Daha çok Aşağıbarbar (avcı-barışçı) toplum geleneklerine sahip olan ve yüzyıllar boyu dışardan gelen emperyalistlerin kurduğu ve yönlendirdiği ordulara sahip bir bölgede, en son olarak da onlarca yıldır CİA’nın faşist cunta denemelerine “arkabahçe” olan bir dünya coğrafyasında yer almasına rağmen, Venezuela’da yaşamı, halkını ve insanlığı savunmaya çalışan “BOLİVARCI ALBAY” (KEMALİST de denebilir) HUGO CHAVEZ; genellikle, bize benzer ülkelerde görülen ve antiemperyalist-antikapitalist duruşlara, ulusal kurtuluş savaşlarına daha yatkın olan, Ortabarbar (göçebe-ordu millet) geleneklerine sahip “CUMHURİYETÇİ” ordulara ve onların “KEMALİST” subaylarına, bir ibret anıtı olarak, uzaklardan el sallamaktadır. Gören, duyan varmış gibi!  Bizim "entel"ler; Zapata, Bolivar, Che sözcüklerinin ne anlama geldiğini anlamadan, onlara biçimsel bir sempati ile bakarlar da, o sözcüklerin bu topraklardaki karşılığı olan Ulusal Kurtuluş, Kuvayı Milliye, Halkçılık, Cumhuriyetçilik ve Bağımsızlık kavramlarına dudak bükerler, onları beğenmez ve demode, çağdışı, saçma bulurlar! Tıpkı, operanın doğmasına temel olan metropolitenleri anlamadıkları halde, aşağılık kompleksi ile “hayran hayran” dinler gözüken, ancak kendi ülkesinin örneğin Neşet Ertaş’ını "pirimitiv" bulan züppeler gibi. Neşet Ertaş’ı anlayıp dinlemeyen bir “aydın” müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmaktan öte hiçbir şey yapamaz...
Yorumlar (2) / Görüntüleme sayısı: 18040 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
16 TEMMUZ RUHU TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNDE ÇİVİYİ ÇİVİYLE SÖKECEK |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
20 07 2010 |
|
YAZILI YA DA SÖZLÜ OLARAK DENİLENLERİN NASIL OKUNUP ANLAŞILDIĞI ÖNEMLİDİR. HER OLAYIN BİR MADDESİ VARDIR BİR DE RUHU… BASIN AÇIKLAMASINA KATILAN, KATILAMAYAN BİNLERCE TESCO KİPA ÇALIŞANININ VE BENİM, 16 TEMMUZ PROTESTO GÖSTERİSİNİN RUHUNDAN NE ANLADIĞIMIZI BURADA KISACA ANLATACAĞIM. ASIL BASIN AÇIKLAMASINI BÖYLE OKUMAK VE ANLAMAK GEREK. ORADA YAZILI OLARAK SUNULAN BASIN AÇIKLAMASI İŞİN FORMALİTESİ OLARAK DÜŞÜNÜLMELİ. TABİ BU, ORADA GENEL BAŞKAN'IN OKUDUĞU BASIN AÇIKLAMASINI ELEŞTİRMEYECEĞİMİZ, EKSİKLERİNİ GÖSTERMEYECEĞİMİZ ANLAMINA GELMEZ. BURADAKİ DEKLERASYONA KATILAN KATILMAYAN HERKES DÜŞÜNCELERİNİ VE 16 TEMMUZ'UN RUH HALİNDEN NE ANLADIĞINI AŞAĞIDAKİ YORUMLAR BÖLÜMÜNE VEYA FACE SAYFAMDA YAYINLADIĞIM AYNI YAZININ YORUMLARINA YAZABİLİRLER.
 1- SENDİKA, KİPA DIŞINDAKİ ÜYELERİYLE KİPA MAĞAZALARINA TOPLU ZİYARETLERE ARTIK BAŞLAMALI... İTİRAZDAN ÇOK ÖNCE BAŞLAMALIYDI BU TOPLU ZİYARETLER... MAĞAZA İÇİ BU EYLEMLERE ÜYELER AKTİF OLARAK KATILMAMALI... 2- KİPALI SENDİKA ÜYELERİ MAHALLELERİNDE AİLE VE KOMŞU ÇAY-GEVREK TOPLANTILARI DÜZENLEMELİ. BALKON VE PENCERELERİNE DURUMU ANLATAN PANKARTLAR ASMALI... BU DA ÇOK ÖNCEDEN BAŞLAMALIYDI... 3- SENDİKA, KİPA OTOPARKLARINA YAKIN YERLERE ÇADIRLAR KURUP MÜŞTERİLERE ÇAY-GEVREK DAĞITMALI, DURUMU ANLATMALI. BAKANLIĞA BAŞVURULDUĞU MAYIS AYINDAN İTİBAREN BU ÇADIRLAR KURULMALIYDI... YEMEK PAYDOSUNDA VEYA MESAİ SAATLERİ DIŞINDA ÜYELER DE BU ÇADIRLARI ZİYARET ETMELİ... 4- KİPA'DAN İTİRAZI SÜRESİNCE ALIŞVERİŞ YAPMAYACAK BİR KAMU VİCDANI OLUŞTURULMALI... 5- HER KONUDA MAĞAZA KOMİTELERİNİN DE SÖZ VE KARAR HAKKI OLMALI... BASIN AÇIKLAMASI ŞÖYLE OLMALIYDI:

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 2479 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
TESCO KİPA NEDEN İTİRAZ EDEBİLDİ? MUHTEMEL SONUÇLARI VE SENDİKACILIĞIMIZ |
|
İŞÇİ - SENDİKALAR
|
|
Yazar Nezih Gençler
|
|
14 07 2010 |
|
Olayı ve süreci yeniden toparlayabilmek güç ama hiçbir şey için geç değildir. Yeter ki gereken yaşamsal zorunlulukları hayata geçirebilecek bir irade ve inisiyatif özgürleştirilebilsin… Yorumlar (3) / Görüntüleme sayısı: 4283 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
'KÜRT SORUNU', 'ETNİK SORUN' GİBİ GÖZÜKEN SORUN ASLINDA TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNUDUR |
|
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
|
|
Yazar Vatan Postası
|
|
03 03 2007 |
|
Ülkemizde toprak sorunu, burjuva demokrat anlamda olsun hâlâ çözülememiştir. Buna bağlı olarak 'etnik sorun' kördüğüm olmuş, emperyalizmin böl-yönet politikasına hizmet ediyor... Gerek genel olarak tüm halkımızın işsizlik ve pahalılık cehenneminden kurtulamayışında, gerek özel olarak Kürt halkımızın (ayrıca 'payına düşen') kan ve ateş çemberinde yakılmasında; hepimizin derece derece sorumluluğu var. Toplumsal sorunlarımızı; sadece yerel yönetimler ve parlamento platformunda reformist bir ajitasyon ve propagandayla ya da dar fraksiyoncu, 'barikatçı' tepişmelerle, 'etnik-milliyetçi' örgütlenmelerle halledemeyiz. Unutmamalıyız ki, örgütlü halk inisiyatifinin olmadığı bir demokrasi ve cumhuriyet yoktur ve 'ULUSAL SORUN' aslında bir 'TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNU'dur... Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 2553 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
|
ANKARA NOTLARI (1) VE BİRİNCİ GÖREV! |
|
ANASAYFA
|
|
Yazar Derleyen: Nezih Gençler
|
|
26 01 2010 |
|
Son 15 gündür gece-gündüz direnişteki TEKEL işçisi kardeşlerimin çadırlarındayız... İşçi sınıfına tepeden bakanlara, "bizde işçi sınıfı yok" zannedenlere, "20. yüzyıl bitti, artık işçi eski işçi değil, teknoloji ve bilgisayar ve iletişim çağı başladı, işçi profili ve niteliği değişti... saati vakte alıp artık globalleşelim!" sakızını çiğneyenlere, "artık sınıfsal çelişkiler bitti" diyerek, "şimdi asıl mesele kültürel, etnik ve dinsel sorunlar" icat edenlere, "bu halkla hiçbirşey yapılmaz" diyenlere işçi sınıfımız ve halkımızın tokat gibi yanıtını gördüm, yaşadım ve sizlerle de paylaşıyorum, paylaşmaya devam edeceğim... Vatanımızın dört bir yanından gelen işçi kardeşlerimiz; Ankara'nın işçisi, memuru, öğrenci gençliği ve en önemlisi esnafıyla kardeşçe paylaşım, dayanışma ve yaşam savunuculuğunda birleşiyor... Eksikler yok mu? Var... Her şey mükemmel mi işliyor? Hayır... Zamanla ortaya çıkan organizasyon sorunları, dayanışma ve eşgüdüm yetersizlikleri elbirliği ile çözülmeye, bazı yanlış anlaşılmalardan çıkabilecek kırgınlıklar iyi niyetlice aşılmaya çalışılıyor... Ama şu bir gerçek: İşçi sınıfımız ve halkımız, "aydınlar"ı gene hazırlıksız, örgütsüz ve "suçüstü" yakaladı... Hepimize ders olsun... Sana da aşkolsun doğuran ve dokuyan anamız; amele sınıfımız... Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın iki yazısını gelin birlikte okuyalım... Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 1135 / Yazdır / Devamı... |
|
Devamı...
|
|
| | |