Anasayfa
25 07 2008
 
 
BÖLÜMLER
Anasayfa
Kütüphane
Kuvayi Milliye Dergisi
Çeviriler
Kültür Sanat
Kavramlar - Süreçler
Medya Haber-Yorum
Güncel Haber-Yorum
Kamuoyundan
Kamuoyuna
İşçi - Sendikalar
Köylü - Kooperatifler
İşsizlikle Mücadele...
SİTEMİZDE
Şuan 3 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 177
Haberler: 463
Linkler: 14
Ziyaretçi: 408468
GÜNCEL HABER-YORUM
MEDYA HABER-YORUM
KAMUOYUNDAN
KAMUOYUNA
============================== B A Ş Y A Z I L A R ==============================
ERGENEKON'UN ARKASINDAKİ MUTABAKATLAR
KAMUOYUNDAN
Yazar Behiç Gürcihan (cezaevinden mektup)   
25 07 2008

Ergenekon operasyonu, bu büyük dönüşüm projesinde “Yeni Devlet’in” müttefikleriyle birlikte kurguladığı kilit operasyonlardan biridir; bir “temizlik” yani kadro operasyonudur.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
JAMES PETRAS: EMPERYALİZM, KÜRESELLEŞME VE LATİNAMERİKA ÜZERİNE
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
Yazar James Petras / Söyleşi - Hakan Tanıttıran (Refleks) - sendika.org   
21 07 2008

Türkiye'de olduğunuz bu günlerde Ortadoğu emperyalist açık işgal nedeniyle yeni politik durumlara gebe. Irak'ın durumu hem Türkiye hem de diğer bölge devletleri açısından önemli sonuçlar yaratacak gibi gözüküyor. ABD Irak'ta ve genel olarak tüm dünyada nasıl bir strateji izliyor?

Emperyalist yayılma, hemen hemen her yerde, başlangıçta zor yoluyla gerçekleşir. Emperyal zorunluluk, işbirlikçi egemen sınıfın sınıf karşıtlarını yok etmek için ulusal bir direnişi zapt etmektir. Zor daha sonra, politik eliti oluşturan egemen sınıftan yönetici aileleri, politik işbirlikçileri, mali grupları vs. savunmak ve dayatmak için kullanılır. Zor, imparatorluğa ekonomik olarak bağlı grupların savunucuları olacak olan askeri ve paramiliter oluşumları, polis ve yargı memurlarını savunmak için kullanılır...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 152 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
EROL MANİSALI: ERGENEKON; KÜRESEL ÇATIŞMANIN TÜRKİYE'DEKİ KOD ADIDIR, AYNEN TÜRBAN GİBİ...
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Erol Manisalı - Cumhuriyet   
20 07 2008

Yaşamakta olduğumuz inanılmaz olaylar “yeni küresel darbelerin Türkiye’ye yansımalarıdır”...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 135 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
MARX'TAN MORALES'E: YERLİ SOSYALİZMİ VE MARKSİZM'İN LATİNAMERİKALILAŞTIRILMASI
KAVRAMLAR-SÜREÇLER
Yazar John Riddell   
16 07 2008

... Perulu Marksist ve yerli lideri Hugo Blanco tarafından anlatılan bir hikâye... Topluluğunun üyelerinden biri, Cuzco yakınındaki bir Quechua köyüne doğru, birkaç İsveçli turiste rehberlik ediyormuş. Yerli topluluğunun kolektivist ruhundan etkilenen bir turist, “bu komünizm gibi bir şey” demiş. “Hayır” diye yanıtlamış rehber, “Komünizm bunun gibi bir şey”...

Geçtiğimiz on yıl boyunca, Latin Amerika’daki yeni bir kitlesel mücadele dalgası, bu kıtanın devrimcileriyle emperyalist ülkelerdekiler arasında bir yüzleşmeye ön ayak olmuştur. Bu mücadelelerin birçoğunda, Evo Morales başkanlığındaki Bolivya’daki gibi, yerli halklar başı çekmekteler. Latin Amerikalı devrimciler, Marksizm’i eylemin yanı sıra teori alanında da zenginleştiriyorlar. Bu makale, düşüncelerinin bağlandığı yolları işaret eden ve Marksist felsefenin önemli ancak az bilinen yönlerine dikkat çeken giriş niteliğinde bazı yorumlar sunuyor...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 173 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
GELECEĞE DÖNÜŞ (2)
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Ergin Yıldızoğlu (Cumhuriyet)   
16 07 2008

Pazartesi günü, ABD hegemonyasını, Clinton döneminin “uluslararası topluluk”, “insani amaçlı müdahale” kavramlarına dönerek, bir “emperyalist yönetişim projesi” üzerinde anlaşan blok oluşturarak restore etme çabalarından söz etmiş, çok değerli enerji ve mineral kaynaklarına sahip Afrika kıtasının, hem bu projenin oluşması sürecinde katalizör hem de hedef olacağını ileri sürmüştüm...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 108 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
GELECEĞE DÖNÜŞ (1)
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Ergin Yıldızoğlu (Cumhuriyet)   
15 07 2008

İngiltere ve ABD’nin, Zimbabwe’ye ambargo koyma çabalarını, son anda Rusya ve Çin engelledi. Uluslararası Ceza Mahkemesi Sudan Devlet Başkanı’nı soykırımla suçlamaya hazırlanıyor. İngiltere, petrol akışını aksatan isyancılara karşı, Nijerya’ya askeri yardımı teklif ediyor. Afrika’ya ilgi giderek artıyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 110 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
DERİN DEVLETLER SAVAŞI (2)
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Ergün İşeri - sendika.org   
12 07 2008

22 Mart 2008 tarihinde yayınlanan “Kılıçlar çekildi; derin devletler savaşı” başlıklı yazı, bugün hala içinde olduğumuz sürece genel bir bakışı yansıtıyordu. Kaba hatlarıyla, ortaya servis edilen savaşın içeriğini sergilemeye çalışıyordu...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 112 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
İLKER BELEK: CUMHURİYET VE DEĞERLERİ
KAMUOYUNA
Yazar İlker Belek (soL.org)   
11 07 2008

Türkiye’de Cumhuriyet, en başından itibaren kendi paradigmatik ilkelerini reddederek, zayıf düşürerek kuruldu. Bugün yaşanan gerilimlerin özündeki gerçek budur.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 188 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
ABDULLAH ÖCALAN'IN 2 TEMMUZ 2008 TARİHLİ GÖRÜŞME NOTLARI
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Abdullah Öcalan (köxüz)   
11 07 2008
Abdullah Öcalan kullanıcısının resmi

"Ne ulusalcıların ağzıyla AKP'yİ ne de AKP'nİn ağzıyla ulusalcıları eleştİrelİm. Bİzİm tarzımız bu değİl..."

"Hepsi, ABD İsrail'e bağlı, onların izni olmadan bir şey yapamıyorlar. Bu hegemonik savaş, aynı güç tarafından kontrol ediliyor. Her iki taraf aynı merkezi güce bağlı. Bunlar, hem ulusalcılar hem AKP'liler ABD'ye 'beni alın' diyorlar. Yani biri diyor ki ben size en iyi hizmeti yapacağım diğeri diyor hayır ben daha iyi size hizmet ederim. Bu tartışmaların nedeni darbe olup olmaması değildir. Tartışmanın temelinde Türkiye'nin demokratikleşmesi yoktur. Bu savaş AKP'yi, orduyu aşar, dışarıdan dayatılan bir savaştır. Dışarıdan kontrol ediliyor. Her iki taraf da aynı güce bağlıdır, aynı güç tarafından kontrol ediliyor ve bu güç tarafından çatıştırılıyor. Bu güç ABD, İngiltere ve İsrail'dir..."

'16 Mayıs'ta Mustafa Kemal'in çıktığı yerden Kraliçe, İngiliz Savaş gemisiyle geliyor. Bunun anlamı, bakın biz bu kadar güçlüyüz, bu kadar gücümüz var, demek istiyorlar. Ben yakından takip ediyorum. Gazetelere baktım, birkaç gazeteci de bunu anlamış gibi. Bu hegemonik savaşın tarihi eskidir. Yahudilerin burada rolü çok büyüktür. Ben bunları dile getirirken anti semitik değilim. Yahudilerin de Ortadoğu'da demokratik bir şekilde diğer halklar gibi yer almasından yanayım. İspanya Krallığının yıkılması, Fransa Krallığı ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasında Yahudi politikaları etkili olmuştur...'

'Mustafa Kemal bu ideolojiyi biraz kırmak istemiş ama güç getirememiştir. Benim Mustafa Kemal'i gündeme getirmemin nedeni budur. Mustafa Kemal bunları biliyor tam anlamak çözmek istiyor. Tarihi çok inceliyor, okuyor. Ben de tarih konusunda benzer süreçten geçtiğim için daha iyi anlıyorum. Ama Mustafa Kemal güç getiremedi, 1926'da onlarla anlaştı. Türkiye 1926'dan bu yana bu hegemonik güç tarafından kontrol ediliyor. Bu güce teslim olmuştur. Mustafa Kemal'in özgürlükçü olduğuna da inanıyorum, bağımsızlıkçı olduğuna da inanıyorum ve direndiğine de inanıyorum. O nedenle ısrarla Mustafa Kemal'e vurgu yapıyorum. Ama bırakmadılar, güç getiremedi, etrafını kuşattılar. İttihatçı kadro ile Mustafa Kemal'in etrafını sarmışlardı. Dr.Nazım, Cavit Bey onlar İngilizlerin adamıydı. Mustafa Kemal, onların bazılarını astı, onlar da bazılarını ama bir yerde durdu, yoksa her iki taraf da bitecekti, sonuçta uzlaştılar. Mustafa Kemal daha fazla ileri gidemedi, onlarla uzlaştı. İsmet İnönü onlar İngiliz yanlısıydı. Mustafa Kemal'i Çankaya'ya hapsettiler. Ama Mustafa Kemal de kendi ideolojisini hakim kılmak için çok çaba sarf etti...'

'Bugün Mustafa Kemal'in egemen kıldığı ideoloji tasfiye oluyor...'

'Türkiye için Iraklılaşma, Lübnanlılaşma tehlikesini görüyorum...'

'Kürt halkıyla oynanmasına kesinlikle ve asla izin vermem, daha önce de vermedim. Bunu devlet çok iyi biliyor. Bunun için üzerime bu kadar geliniyor. Amerika da bunu çok iyi biliyor. Barzani'nin partisi onların partisi gibidir. Talabani'nin YNK'si İngilizlerin öz partisidir. Zaten Talabani Barzani, İsrail-İngilizlerin öz ağıdırlar. Devlet de kontrol ediliyor. Ama ben halkımı kimseye kullandırtmadığım için halkım bana bağlıdır, bağlı kalacaklar da. Bu böyle bilinmelidir...'

'... bölgede kooperatifçiliğin geliştirmesi gerektiğini tartışmıştım...'

'Toplumların birbirleriyle çatışmasını önlemek için demokratikleşmek için bu gerekli ve önemlidir. Bu bizi kardeşleşmeye götürür. Demokratik bir toplum için sadece kardeş olmak da yetmez, halkların demokratik birliği, birlikteliği gerekir. Sol, en azından demokratikleşme ilkeleri çerçevesinde bir araya gelebilir, birliklerin sağlayabilir. Bunu başarırlarsa çok parçalı yapısından da kurtulur. Sosyalizm, Batı kökenli bir kelimedir. Anlamı toplumculuktur. Demokratik toplumculuk ilkeleri etrafında tüm güçlerini birleştirebilirler. Tüm demokrat kesimleri de içlerine alabilirler. Demokrat dindarları da içlerine alabilirler...'

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 232 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
ÖZGÜR MÜFTÜOĞLU: DÖNÜŞÜM SANCISI
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Özgür Müftüoğlu - sol   
08 07 2008
Başbakan’ın Ergenekon soruşturmasına dair şu yorumu son derece açık ve nettir: “Son dönemde yaşananlar, bu büyük dönüşümün, bu büyük gelişimin değişim sancılarıdır.” Başbakan’ın bu yorumuna katılmamak mümkün değildir. Evet, Ergenekon davası Türkiye tarihinde yaşanan en büyük dönüşümden kaynaklanan sancının bir yansımasıdır.

Peki, nedir Başbakanın sözünü ettiği bu dönüşüm?..

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 139 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
YÜKSEL AKKAYA: "İTİRAF EDİYORUM: BEN BİR ERGENEKONCUYUM VE DE ALTANGİLLER ..."
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Yüksel Akkaya   
05 07 2008

 “Okunmayacak yazılar” için bir zorlama başlık atmak iyi olur gibi geldi bana…

Ol sebeple bu başlığı attım. Yazıyı okuyanlar başlığın karşılığını bulamazlarsa, onlara özür borcum var; özür dilerim…

Zor bir yazı… Nereden başlayacağımı da bilemiyorum!..

Ancak, at izinin it izine, it izinin at izine karıştığı bir dönemde, tarihsel sorumluluk çerçevesinde, “hatıralarımın” bir kısmı üzerinden düşünmeğe başladığımda, kendimi ihbar etmeğe karar verdim. Bunun için de temsili bir kişilik olarak Altangillerin muhtasar hayatlarına bakmaya karar verdim. Zira onlar en hızlı sosyalist iken en hızlı Özalist olmayı becermiş bir aile, zira onlarda edebiyatçı diye ortaya çıkan biri 12 Eylülden önce hiçbir şey olamayacakken, Metris, Mamak, Diyarbakır zulmünün tek bir zerresini ruhunda bile duymadan orada yatanlara, dağlarda, ovalarda, kentlerde, kasabalarda, köylerde öldürülenlere, tutuklanıp işkence görenler küfür romanları yazdı. Küfrettikçe popüler kılındı… Geldiği yer bugün zirve ve dip oldu.

Bir başka Altan, tüm çapsız ve yeteneksizliğini, solcularca Marksizme küfretmenin makbul kabul edildiği günlerde tezahür etti. İlkin işe “Kemalizmle hesaplaşma” ile başlar gibi yaptı, ardından Marksizme ve Marksizme inananlara öfke kusarak zirve yaptı. Bugün, Fetullah efendi cemaatinin “saygın” bir gazetesinde yazıyor, tıpkı bir meslektaşı Toktamış Ateş gibi…

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 426 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
IBM İŞÇİLERİ TEZ KOOP İŞ SENDİKASINDA ÖRGÜTLENDİ
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Vatan Postası - IBM işçileri   
04 07 2008
 
 

İŞÇİLERİMİZ SENDİKASIZLIK CEHENNEMİNE HAPSEDİLEMEZ !
 

İŞSİZLİK TEHDİDİYLE TÜM TÜRKİYE'Yİ YARI AÇIK HAPİSHANEYE ÇEVİRMEK İSTEYEN İŞVERENLER VE
ONLARIN SİYASİ UZANTILARI KENDİ KOYDUKLARI YASALARI BİLE ÇİĞNEYEREK SUÇ İŞLİYORLAR...

KAZANILMIŞ YASAL HAKKIMIZA ENGEL OLMAYA ÇALIŞAN IBM TÜRK YÖNETIMİNİ PROTESTO EDİYORUZ !

June 24th, 2008

Bizler 258 kişiyle Tez-koop-iş Sendikası'na üye IBM Türk çalışanlarıyız.

Sendikamız, toplu sözleşme yapma hakkımızı almak için 26 Mart 2008 tarihinde Çalışma Bakanlığı'na yetki başvurusunda bulundu...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 462 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
SİVAS 1993 - TÜRKİYE 2008 (YA DA "1993 SİVASI = 2008 TÜRKİYESİ")
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Ergin Yıldızoğlu (Cumhuriyet)   
03 07 2008

On beş yıl önce, bugün, Sıvas’ta Madımak Oteli’nde 37 insan yakılarak öldürüldü. Bu olayın, “hakikati"ni doğru anlamaya çalışmak son derecede önemli. Özellikle de, şu günlerde, ülkede şekillenmekte olan yeni “toplu durum”un içerdiği riskler açısından...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 177 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
ÇAPALARA, DARBELERE VE CAMBAZLARA DAİR...
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Ergin Yıldızoğlu (Cumhuriyet)   
25 06 2008

Geçen hafta gerçekleştirilen, ODTÜ 7. Uluslararası İlişkiler Konferansı’ndaki en ilginç tartışmalardan biri, bence Prof. Davudoğlu’nun katıldığı panelde yaşandı. Davudoğlu ile paneli paylaşan değerli akademisyen ve yazarların (Mustafa Aydın, İlter Turan, Ali Karaosmanoğlu, Soli Özel, Ahmet Evin) hiçbiri kesinlikle, günün moda deyimiyle “darbeci kamptan” değildi ama yine de adeta söz birliği etmiş gibi, AKP’yi, hem de şiddetle eleştirdiler. Değerli panelistlere göre, AKP I. dönemdeki tutumunu değiştirmiş, verdiği sözleri yerine getirmemişti…

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 296 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
"NE BU ŞİDDET BU CELAL"
KAMUOYUNA
Yazar Vatan Postası   
07 06 2008
  ... Geçelim hükümetleri, muhalefetleri; yüksek yargı organları bile, yeraltı ve yerüstü tüm değerler ve ülke açık eksiltmeyle satılırken, egemenlik, sosyal hukuk, sosyal adalet, eğitim, sosyal güvenlik, kamusal çıkarlar yukarda alıntı yaptığımız mevcut anayasaya bile aykırı olarak yok edilirken sessiz kalmayı hatta onaylamayı tercih edebiliyorlar. Tüm bu anayasal ve yasal suçlar işlenirken sessiz kalan veya onaylayan kurumlar, iş laikliğe gelince birdenbire aslan kesilmiş görünüyorlar. Halkçılık, ekonomik ve sosyal adalet, egemenlik, bağımsızlık, mevcut demokrasi ve cumhuriyet kazanımları "son sosyalist devlet"i yıkma operasyonuna tabi tutulurken, anayasal güvence altındaki işçi, köylü, kamu çalışanları ve halk örgütleri birer birer zayıflatılıp ortadan kaldırılırken seyirci kalanlar, hatta onaylayanlar, bunlar olmadan laikliğin savunulamayacağını bilmiyorlar mı? Laikliği de kazanılmış ekonomik, demokratik ve sosyal hakları da cumhuriyet kazanımlarını da ancak örgütlü halk savunabilir, geliştirebilir. Anayasa Mahkemesi, özellikle son yıllarda hükümetlerin çıkardığı çok önemli yasaları onaylayarak mevcut anayasanın bile dışına düşmüştür. Hükümetler ise ta başından beri mevcut anayasalara göre bile münfesihtir. Şimdi nedir bu laiklik ve turban çıkışları diye sormak hepimizin hakkıdır...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 855 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
PETKİM'İN SATIŞI, ŞERİAT, ERGENEKON ...
MEDYA HABER-YORUM
Yazar Vatan Postası   
03 06 2008

GELİN BİRLİKTE GAZETE OKUMASI YAPALIM

Birkaç yıllık gazeteleri gözden geçiriyoruz. Lütfen bize yardımcı olun. Gazete haberlerini birlikte ardı ardına sıralayalım. Aşağıdaki “okuyabildiğimiz” ve “okuyamadığımız”, eksik bıraktığımız olay ve ilişkileri tamamlamamıza ve paylaşmamıza katkıda bulunun…

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 774 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
VATAN POSTASI'NIN İLK İŞİ; İŞSİZLERİN YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA VE ÖRGÜTLENMESİ İÇİN ÇALIŞMAKTIR.
İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI
Yazar Vatan Postası   
14 09 2007

İŞSİZLER, DAHA İYİ BİR İŞ ARAYANLAR, SİGORTASIZ ÇALIŞANLAR, PART-TIME ÇALIŞANLAR, MEVSİMLİK İŞÇİLER, GEÇİCİ İŞÇİLER,

ÇÖP-ATIK TOPLAYICILARI, KAĞIT TOPLAYICILARI, HURDA TOPLAYICILARI,

PAZARCILAR, HAL ÇALIŞANLARI, SEYYAR SATICILAR,

İŞGÜCÜNÜ GELİŞTİRMEK, MESLEK SAHİBİ OLMAK İSTEYENLER,

HIRSIZLIĞA, DİLENCİLİĞE, AÇLIĞA, YOKSULLUĞA, EVSİZLİĞE, EĞİTİMSİZLİĞE, SOSYAL GÜVENLİKSİZLİĞE, SEVGİSİZLİĞE; KISACA YOKLUĞA VE ÖLÜME  MAHKUM EDİLENLER,

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN KİMSESİZ YURTTAŞLARI

GELİN SORUNLARIMIZI PAYLAŞALIM. BİRLEŞELİM. ÖRGÜTLÜ GÜÇ OLALIM.

BURASI İŞSİZLERİN KÜRSÜSÜDÜR. SORUNLARIMIZI ANCAK ÖRGÜTLÜ BİRLİĞİMİZLE ÇÖZEBİLİRİZ.

TÜM SORUNLARINIZI VE ÖNERİLERİNİZİ YUKARDAKİ "İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI" BÖLÜMÜNE YA DA AŞAĞIDAKİ "YORUMLAR" BÖLÜMÜNE YAZABİLİRSİNİZ...

HER İKİ DURUMDA DA YAZINIZ YAYINLANACAK, SORUNLARA, HEP BİRLİKTE ÇÖZÜM YOLLARI BULMAYA ÇALIŞACAĞIZ...

BUGÜNE KADAR HEP "KURTARILDIK"! UMUT TACİRLERİNİN BOŞ LAFLARI VE PARABABALARININ SADAKALARIYLA NE HALE DÜŞÜRÜLDÜĞÜMÜZ ORTADA...

ARTIK KURTULUŞUMUZUN KENDİ ELİMİZ VE AKLIMIZLA KURACAĞIMIZ BİRLİĞİMİZLE MÜMKÜN OLABİLECEĞİNİ BİLİYORUZ...

ÖRGÜTLENMEK VE KENDİNİZİN, YAKINLARINIZIN, ÇOCUKLARINIZIN, SİZE BENZEYENLERİN YAŞAMINI SAVUNMAK, MEŞRU VE ANAYASAL HAKLARINIZI SAVUNMAK; SİZİN EN DOĞAL, EN ONURLU İŞİNİZDİR...

"İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI" BÖLÜMÜNDE YAZILANLARI MUTLAKA OKUYUN, CEVAP YAZIN. "İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE DAYANIŞMA KOOPERATİFİ" ANA TÜZÜĞÜNÜ MUTLAKA OKUYUN. BİZİMLE VE BURADAKİ DİĞER KARDEŞLERİNİZLE İLETİŞİM KURUN.

EL ELE, DİZ DİZE, GÖZ GÖZE VE OMUZ OMUZA OLALIM...

YAŞANASI BİR DOĞA VE TOPLUM İÇİN DUYGU-DÜŞÜNCE-DAVRANIŞ BÜTÜNLÜĞÜNÜ GERÇEKLEŞTİRELİM...

Yorumlar (85) / Görüntüleme sayısı: 2392 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
NEDEN VARIZ? NE İÇİN VARIZ? NASIL VARIZ?
ANASAYFA
10 02 2007

Active Image

Neden Vatan Postası?

Kendimizi, yakınlarımızı, işimizi, aşımızı, evimizi, barkımızı, çocuklarımızı, halkımızı ve ülkemizi savunabilmek, dünyayı ve insanlığı yaşam düşmanlarının elinden kurtarabilmek için...

Yaşanası bir doğa ve toplum yaratmak üzere duygu, düşünce ve davranış birliğini yaşama geçirmek için...

Ekonomik ve sosyal adaleti yaşama geçirecek yeni bir kuvayi milliyeci halk örgütlenmesini gerçekleştirmek için...

ABD, AB ve İsrail emperyalist güç merkezleri ve onların “yerli“ ortakları tarafından halkımıza, ülkemize ve bölgemize karşı yürütülen “haçlı seferleri”ne dur diyebilmek için...

Nasıl Vatan Postası?

Halk için, halkla birlikte ve halk tarafından ilkesi ile, yoksul ve dar gelirli halk kesimlerimizin örgütlü öncülüğünde...

Halkımızın ve ülkemizin sorunlarının bölgemizin ve dünyamızın sorunlarından ayrı olmadığının bilincinde düşünüp davranarak...

Yaşanabilir bir doğa ve toplum yaratabilmek adına sevgiyi, çalışmayı, bilgiyi ve sorunları paylaşarak...

Ezilen ve sömürülen halkların ordulaşmasını, bize benzeyen ülkelerin ordularının halk(çı)laşmasını sağlayarak...

Öncelikle kendi ülkemizden başlayarak tüm Ortadoğu’da ve ezilen - sömürülen dünyada artık bir tercih meselesi olmaktan çıkıp yaşam için, kendimiz, ailelerimiz, çocuklarımız, halkımız ve tüm insanlık için hayati bir zaruret olan YAŞAM CEPHESİni gerçekleştirerek...

Yaşam düşmanlarına karşı hayatın her alanında birliği, dayanışmayı ve yardımlaşmayı sağlayarak...

Ve tüm bunlar için gerekli olan sevgi, kardeşlik, çalışma ve bilgi iktidarını kuracak siyasi örgütlenmeyi gerçekleştirerek...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 2119 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
----- EN ÇOK OKUNAN YAZILAR -----
ÜYE GİRİŞ FORMU





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
YÖRSAN TÜKETMİYORUZ
İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI