Anasayfa
30 07 2010
 
 
BÖLÜMLER
Anasayfa
Kütüphane
Kuvayi Milliye Dergisi
Çeviriler
Kültür Sanat
Kavramlar - Süreçler
Medya Haber-Yorum
Güncel Haber-Yorum
Kamuoyundan
Kamuoyuna
İşçi - Sendikalar
Köylü - Kooperatifler
İşsizlikle Mücadele...
SİTEMİZDE
Şuan 12 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 82
Haberler: 620
Linkler: 16
Ziyaretçi: 1500592

 
NE MUTLU O YOKSULLARA Kİ

ÖTEKİ DÜNYA ONLARINDIR

ER YA DA GEÇ BU DÜNYA DA

ONLARIN OLACAKTIR

F. ENGELS


GÜNCEL HABER-YORUM
MEDYA HABER-YORUM
KAMUOYUNDAN
KAMUOYUNA
============================== B A Ş Y A Z I L A R ==============================
16 TEMMUZ RUHU TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNDE ÇİVİYİ ÇİVİYLE SÖKECEK
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nezih Gençler   
20 07 2010

YAZILI YA DA SÖZLÜ OLARAK DENİLENLERİN NASIL OKUNUP ANLAŞILDIĞI ÖNEMLİDİR. HER OLAYIN BİR MADDESİ VARDIR BİR DE RUHU… BASIN AÇIKLAMASINA KATILAN, KATILAMAYAN BİNLERCE TESCO KİPA ÇALIŞANININ VE BENİM, 16 TEMMUZ PROTESTO GÖSTERİSİNİN RUHUNDAN NE ANLADIĞIMIZI BURADA KISACA ANLATACAĞIM. ASIL BASIN AÇIKLAMASINI BÖYLE OKUMAK VE ANLAMAK GEREK. ORADA YAZILI OLARAK SUNULAN BASIN AÇIKLAMASI İŞİN FORMALİTESİ OLARAK DÜŞÜNÜLMELİ. TABİ BU, ORADA GENEL BAŞKAN'IN OKUDUĞU BASIN AÇIKLAMASINI ELEŞTİRMEYECEĞİMİZ, EKSİKLERİNİ GÖSTERMEYECEĞİMİZ ANLAMINA GELMEZ. BURADAKİ DEKLERASYONA KATILAN KATILMAYAN HERKES DÜŞÜNCELERİNİ VE 16 TEMMUZ'UN RUH HALİNDEN NE ANLADIĞINI AŞAĞIDAKİ YORUMLAR BÖLÜMÜNE VEYA FACE SAYFAMDA YAYINLADIĞIM AYNI YAZININ YORUMLARINA YAZABİLİRLER.

1- SENDİKA, KİPA DIŞINDAKİ ÜYELERİYLE KİPA MAĞAZALARINA TOPLU ZİYARETLERE ARTIK BAŞLAMALI... İTİRAZDAN ÇOK ÖNCE BAŞLAMALIYDI BU TOPLU ZİYARETLER... MAĞAZA İÇİ BU EYLEMLERE ÜYELER AKTİF OLARAK KATILMAMALI...

2- KİPALI SENDİKA ÜYELERİ MAHALLELERİNDE AİLE VE KOMŞU ÇAY-GEVREK TOPLANTILARI DÜZENLEMELİ. BALKON VE PENCERELERİNE DURUMU ANLATAN PANKARTLAR ASMALI... BU DA ÇOK ÖNCEDEN BAŞLAMALIYDI...

3- SENDİKA, KİPA OTOPARKLARINA YAKIN YERLERE ÇADIRLAR KURUP MÜŞTERİLERE ÇAY-GEVREK DAĞITMALI, DURUMU ANLATMALI. BAKANLIĞA BAŞVURULDUĞU MAYIS AYINDAN İTİBAREN BU ÇADIRLAR KURULMALIYDI... YEMEK PAYDOSUNDA VEYA MESAİ SAATLERİ DIŞINDA ÜYELER DE BU ÇADIRLARI ZİYARET ETMELİ...

4- KİPA'DAN İTİRAZI SÜRESİNCE ALIŞVERİŞ YAPMAYACAK BİR KAMU VİCDANI OLUŞTURULMALI...

5- HER KONUDA MAĞAZA KOMİTELERİNİN DE SÖZ VE KARAR HAKKI OLMALI...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 1272 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TÜM RUHUM, GÖNLÜM, YÜREĞİM VE ENERJİMLE SİZİNLEYİM
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nezih Gençler   
16 07 2010

Sample Image

SEVGİLİ İŞÇİ KARDEŞLER;

TESCO KİPA, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI'NIN TESPİT ETTİĞİ SENDİKAL ÇOĞUNLUĞA İTİRAZ EDEREK SİZ İŞÇİLERİN EN BASİT YASAL VE ANAYASAL HAKLARINI BİLE GASPETMEK İSTİYOR. BUNLAR BİTLER VE PİRELER GİBİ ASALAKLARDIR... TANI BUNLARI... ZATEN BİLİYORSUNUZ NE OLUP NE OLMADIKLARINI... BU HAK GASPINA KARŞI BUGÜN 16.07.2010 CUMA GÜNÜ SAAT 18:00'DE BALÇOVA KİPA MAĞAZASI ÖNÜNDE YAŞAMINIZI VE GELECEĞİNİZİ SAVUNMAK ÜZERE BİRARAYA GELİYORSUNUZ. SADECE KENDİNİZİN DEĞİL AYNI ZAMANDA TÜM SINIF KARDEŞLERİNİZİN, HALKINIZIN VE TÜM İNSANLIĞIN YAŞAMINI VE GELECEĞİNİ SAVUNUYORSUNUZ...

TESCO KİPA ÖRGÜTLENMESİNDE EN BAŞINDAN BERİ ÖRGÜTLENME UZMANI OLARAK VAR OLDUM. BUNDAN SONRA DA HER ŞEYİMLE BU MÜCADELENİN İÇİNDE OLACAĞIM. 2009 KASIM AYINDAN BERİ BİR SENDİKA ÇALIŞANI OLMAMAM BU DURUMU DEĞİŞTİRMEDİ, BUNDAN SONRA DA DEĞİŞTİREMEZ. YAŞAMIN GEREKLERİNİN ÖNÜNDE KİM VE NE DURABİLİR Kİ?

YAŞAMIN HER ALANINDA DAYANIŞMA VE KARDEŞLEŞME İÇİNDE HER TÜRLÜ SORUNUMUZU VE SEVGİMİZİ PAYLAŞTIĞIMIZ, DUYGU, DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞ BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE YAŞAMIMIZI YAŞAM DÜŞMANLARINA KARŞI SAVUNDUĞUMUZ SINIF KARDEŞLERİMİ SELAMLIYORUM... BİZİ İÇİNE DÜŞÜRMEK İSTEDİKLERİ CEHENNEMİN ATEŞİNDE KENDİLERİ YANACAKTIR. BUNA HİÇKİMSENİN GÜCÜ YETEMEZ. ÇÜNKÜ:

BİZ HAKLIYIZ BİZ KAZANACAĞIZ...

HEPİMİZ KEFENLERİ GİYDİK. ÖLÜMÜ GÖZE ALAMAYAN ZAFERİ KAZANAMAZ. KORKAKLAR HER GÜN BİN KEZ ÖLÜR... TEKEL İŞÇİSİ KARDEŞLERİMİZİN DEDİĞİ GİBİ...

ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK...

TÜM RUHUM, GÖĞNÜM, YÜREĞEM VE ENERJİMLE ORADAYIM... YANİ NE KADARSA O KADAR KALICI VE ÖLÜMSÜZ ETKİNLİĞİM VARSA SİZİN NABZINIZDA ATIYOR... BİLDİĞİNİZ NEDENLERLE, "FANİ" VARLIĞIMLA DA ORADA OLAMAMANIN HÜZNÜ, ACISI VE İSYANI, SİZ SINIF KARDEŞLERİME OLAN SEVGİMİ VE BAĞLILIĞIMI KATMERLİYOR...

Sample Image

9 EYLÜL BU SENE BİRAZ ERKEN BAŞLADI... 9 EYLÜL 12 TEMMUZ'DA BAŞLADI...

9 EYLÜL'ÜN NE DEMEK OLDUĞUNU İZMİRLİ İYİ BİLİR... ASLINDA İNGİLİZLER DE İYİ BİLİR... İTİRAZCILAR VE VİCDANLARINI HUKUK-GUGUK TAHTEREVALLİSİNİN BUGÜN GİT YARIN GEL SALINCAĞINA ASANLAR İZMİR KÖRFEZİNİN DERİNLİKLERİNDEN KENDİLERİNE YER BEĞENSİNLER... GERÇİ BİRAZ DENİZ KİRLİLİĞİ OLACAK AMA NE YAPALIM! DOĞA VE TOPLUM ER GEÇ KENDİSİNİ PİSLİKLERDEN TEMİZLEYECEKTİR...

ÖRGÜTLÜ İŞÇİYİ HİÇBİR KUVVET YENEMEZ...

ÖRGÜTLÜ İŞÇİYİ HİÇBİR MUHANET  T U T A M A Z ...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 666 / Yazdır / Devamı...

 
TESCO KİPA NEDEN İTİRAZ EDEBİLDİ? MUHTEMEL SONUÇLARI VE SENDİKACILIĞIMIZ
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nezih Gençler   
14 07 2010

Olayı ve süreci yeniden toparlayabilmek güç ama hiçbir şey için geç değildir. Yeter ki gereken yaşamsal zorunlulukları hayata geçirebilecek bir irade ve inisiyatif özgürleştirilebilsin…

Yorumlar (2) / Görüntüleme sayısı: 1572 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TESCO KİPA İTİRAZ EDERSE 9 EYLÜL 12 TEMMUZ'DA BAŞLAR !
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nezih Gençler   
06 07 2010

Arkadaşlar şimdi iş zamanı; şimdi TESCO itiraz ederse ona burada ticaret yapamayacağını göstermenin zamanı… O böyle bir dirence ihtimal vermiyor olabilir… Ancak ödenecek bedelimizin kalmadığını eğer itiraz ederse görecek… Şimdi İzmir’de ve tüm mağazalardaki üye arkadaşlarımızın öncelikle ailelerinden başlayarak komşularıyla mahalle toplantılarında çay-gevrek buluşmalarını sıklaştırıp kamuoyunu kıyamet gününe hazırlamaları gerek… Örneğin İzmir kent merkezinde tahminen 300 bin yetişkin nüfus vardır… Bizim buradaki üye sayımız da aşağı yukarı 1500 diyelim… Yani üye başına 200 kişilik bir KİPA MÜŞTERİSİ sayısı düşüyor… Herkes bu sayıyı hedefleyerek mahallesinde örgütlenmelidir… Bu 200 kişinin 100 kişisi zaten akraba, eş-dost, konu-komşudur. Geriye kalan 100 kişiyi de o yakın çevreyi harekete geçirerek bir iki gün içinde buluruz… Şimdi ilk hedefimiz bu olmalıdır diye düşünüyorum… Çünkü KİPA için müşteri velinimetten de ötedir… Mağaza içi eylemliliklerin daha sonra özel toplantılarda görüşülmesi yararlı olur…

http://www.tezkoopis.org/resim/haber/kipa02.JPG

KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN ZAFERLE SONUÇLANMASINDAN SONRA İNGİLTERE'DE GEORGE LLOYD HÜKÜMETİ DÜŞTÜ... ÇÜNKÜ BAŞBAKAN LLOYD ANADOLU DİRENİŞİNİ, TIPKI ÇANAKKALE DİRENİŞİNDE OLDUĞU GİBİ HESABEDEMEMİŞTİ...

DAHA SONRA VİETNAM'DA DA, ŞİMDİLERDE ORTADOĞU'DA DA HESABEDEMEDİKLERİ GİBİ...

BİZİM İNSAN KOLLEKTİF AKSİYONUMUZ ONLARIN BİLGİSAYAR PROGRAMLARINA, MASABAŞI HESAPLARINA SIĞMAZ...

İNGİLİZ TESCO'YA KÜÇÜK BİR HATIRLATMA...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 1736 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TESCO KİPA'DA SENDİKAL ÇOĞUNLUK VAR
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nezih Gençler   
02 07 2010

 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI;

"TESCO KİPA'DA SENDİKAL ÇOĞUNLUK VAR"

DEDİ...

KEFENLERİ GİYDİK BEKLİYORUZ...

TESCO KİPA İTİRAZ EDİP OYALAMA TAKTİĞİNE BAŞVURURSA TÜRKİYE'DE TİCARET YAPAMAZ...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 590 / Yazdır / Devamı...

 
ÇALIŞMA BAKANLIĞI'NIN ÇOĞUNLUK TESBİTİNE TESCO-KİPA İTİRAZ EDEBİLİR Mİ?
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nezih Gençler   
27 06 2010

 Hukuken ne yazık ki edebilir... ANCAAAK... Tesco Kipa örgütlenmesinde asıl mücadele, direnç ve örgütlenme şimdi başlıyor... Yasalar malum... Geleceğimizi hukuk-guguk tahteravallisinin bugün git yarın gel salıncağına asamayız. İnanç, kararlılık, dinamizm ve azmimizi tüm Tesco Kipa mağazalarında DOSTA - DÜŞMANA göstermeliyiz... İşverenin muhtemel zaman kazanma taktiklerine ve itiraz oyalamalarına karşı öyle "YAĞMA YOK! SENDİKAL BİRLİK, KARDEŞLİK VE DAYANIŞMA VAR! YA BU DEVEYİ GÜDERSİN, YA BU DİYARDAN GİDERSİN" diyebilmeli ve bunu herkese göstermeliyiz. Ölümü göze alan savaşı kazanır... Korkaklar her gün bin kez ölür...

BU HEYKEL İZMİR CUMHURİYET MEYDANI ZAFER HEYKELİ...

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/91/George_Lloyd_Hodges.jpg

KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN ZAFERLE SONUÇLANMASINDAN SONRA İNGİLTERE'DE GEORGE LLOYD'UN BAŞBAKANLIĞINI YAPTIĞI HÜKÜMET DÜŞTÜ... ÇÜNKÜ BAŞBAKAN LLOYD ANADOLU DİRENİŞİNİ, TIPKI ÇANAKKALE DİRENİŞİNDE OLDUĞU GİBİ HESABEDEMEMİŞTİ...

DAHA SONRA VİETNAM'DA DA, ŞİMDİLERDE ORTADOĞU'DA DA HESABEDEMEDİKLERİ GİBİ...

BİZİM İNSAN KOLLEKTİF AKSİYONUMUZ ONLARIN BİLGİSAYAR PROGRAMLARINA, MASABAŞI HESAPLARINA SIĞMAZ...

İNGİLİZ TESCO'YA KÜÇÜK BİR HATIRLATMA...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 2473 / Yazdır / Devamı...

 
FİDEL CASTRO: YANILMIŞ OLMAYI O KADAR İSTERDİM Kİ
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Fidel Castro   
26 06 2010

 Küba Devrimi önderi Fidel Castro'nun son yazısı olan "Yanılmış Olmayı O Kadar İsterdim Ki" başlıklı makaleyi okuyucularımızla paylaşmaktan gurur duyarız.

Küba Devrimi lideri Fidel Castro, son makalesinde, İran açıklarındaki ABD Donanması'na, son sistem nükleer silahlarla yüklü olan ABD ve İsrail savaş uçaklarını taşıyan uçak gemisinin de ekleneceğini belirterek, İran'a silahlı bir saldırının yapılmak istendiğini belirtti...

Yakın geçmişte emperyalist güçlerin hedefleri arasında 1. sırada Kuzey Kore'nin olduğunu, ancak şimdi 1. sıraya İran'ın konulduğunu söyleyen Fidel; "Gamsız futbolseverler Dünya Kupası maçlarının tadını çıkarmaya baksın. Kahraman halkımıza, hayat ve umut dolu Küba gençliğine, o muhteşem çocuklarımıza ve daima iyi geleceklerini aklımızdan çıkartmadığımız insanlığa şunları söylemeyi görev addediyorum; bu gelişmeler bizi hiçbir şekilde şaşırtmıyor."...

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 367 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TERÖRÜN KAYNAĞI VE TARİHİ GÖREV
KAMUOYUNA
Yazar Vatan Postası   
04 03 2008

HANGİ PKK..?  ASIL MAŞA BARZANİ..!

TERÖRÜN KAYNAĞI: ULUSLARÜSTÜ FİNANS-KAPİTALİN EMPERYALİST GÜÇ MERKEZLERİ;

ABD, AB, İSRAİL VE YEREL UZANTILARIDIR...

Sadece ülkeler, halklar parçalanmıyor. Ordular, partiler, hükümetler, devletler ve hatta bireyler de uluslarüstü emperyalist merkezlerin güç ve etkinlik durumuna göre parçalanıyor. Bu parçalanma sadece dış dinamiklerin marifetiyle olmuyor, içerdeki sınıf, zümre ve kesimlerin durum ve çıkarlarına göre belirlenen eğilimleri de iç dinamikler olarak bu kör gidişte rollerini oynuyorlar.

Emperyalist güç merkezlerinin eli ve aklıyla oynatılan kuklalar marifetlerini açıktan yürütüyorlar. Ortadoğu halklarının asıl düşmanlarından biri olan Barzani-Talabani yönetimi ve Irak'ın kuzeyindeki Amerikan güdümlü kukla çete-devlet yok edilmeden ne "terör" durur ne de Irak'ın toprak bütünlüğü sağlanabilir.

Onun için; Arabıyla, Kürdüyle Türküyle tüm Ortadoğu halkımızın düşmanı olan emperyalizmin maşası bu derebeyi artıkları ortadan kaldırılmadan gerçek barış sağlanamaz.

Diyarbakır, Van, Ağrı ve Doğubeyazıt'ta "turuncu devrim" provaları kışkırtılıyor ve ardından "şanlı!" Amerikan kuvvetlerinin ve "demokrasi! güçleri"nin, Normandiya çıkartması benzeri "kurtarma" operasyonları planlanıyor. Peşmerge ile birlikte Amerikan ordusunun Güney'den girip GAP'ı işgali olabilir mi? Burası Yugoslavya mı? Türkiye Cumhuriyeti Ordusu'nu Yugoslav ordusu gibi ezmeyi ya da İran'a karşı kışkırtmayı mı planlıyorlar? Hevesleri kursaklarında kalacak.

Gerek Bağdat bölgesindeki Amerikan işgal kuvvetlerinin Kuzey'e doğru hareketlenmeye başlaması, gerekse de emperyalist metropollerden yükselmeye başlayan sesler kıyamet alametlerini çağrıştırıyor...

... Ankara - Diyarbakır – Kuzey Irak eksenli, terörden ve emperyalist işgalden kurtulmak üzere başlatılacak bir BARIŞ VE DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜ Abdullah Öcalan ile birlikte gerçekleştirilebilir. Zaman zaman İmralı’dan, içli-dışlı sansüre rağmen, cılız da olsa dile getirilen çıkışlardan da anlaşılabileceği gibi bunun altyapısı vardır. Amerikan işgal kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesi ile birlikte oradaki Kürt halkı, yörenin diğer halklarıyla kardeşlik ilişkileri çok yıpratıldığı için, nasıl bir etnik boğazlaşma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu biliyor. Anadolu’dan gelecek böyle bir barış, demokrasi ve kardeşlik yürüyüşüne Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerin yanında Suriye ve İran Kürtlerinin de katılmaması için hiçbir maddi ve manevi neden yoktur. Tam tersine, böyle bir kardeşleşme, tüm Ortadoğu halkları için, özellikle Kürt halkları için varlık ve geleceklerinin teminatı olacaktır.

* Irak’ın kuzeyine müdahale; o bölge halkının durum ve çıkarının düzeltilmesi için, yöre halklarını ve yerel dinamikleri kucaklayıp birlikte davranarak, oradaki işbirlikçilerin yok edilmesine ve emperyalizmden bağımsız, Kürt-Türkmen-Arap kardeşliğini sağlamaya yönelik bölgesel cumhuriyetin kurulmasına ve Irak’ın emperyalizmden bağımsız toprak bütünlüğünün sağlanmasına katkıda bulunmalıdır. Burada oluşacak kardeş halkların yerel demokratik cumhuriyeti, Irak’ın ulusal birliğini sağlamak ve bağımsızlığını kazanmak için davranabilir...

"Ülkemiz ve bölgemiz, emperyalizm ve yerli ortakları tarafından ekonomik, politik, sosyal, cografik ve kültürel olarak işgal edilmek ve yüzde yüz teslim alınmak tehlikesi ile karşı karşıya. Bu emperyalist işgalin ilk hedefi, öncelikle insan kollektif aksiyonunu yoketmek, direniş güçlerini dağıtmak, en ufak bir umudu ve kardeşliği ortadan kaldırmaktır. Ülkeler ve halklar sadece parçalanmıyor, parçalananlar arasına kin ve nefret duyguları pompalanıyor, şovenizm kışkırtılıyor. Örneğin yüzyıllara dayanan bir birliktelikle Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda aynı amaç için savaşmış Türk-Kürt kardeşliği yok edilmek isteniyor. Genel olarak tüm halkımızın, özel olarak Kürt halkımızın ve ülkemizin içine düşürüldüğü bu sorunun çözümü; demokratik cumhuriyet temelinde, gönüllü birliktelik esasına dayalı özgür ve demokratik bir barış ortamının tesisi için ezber bozucu çözüm yollarının tartışılabilmesinden, 1919’ları güncelleyebilecek programların uygulanabilmesinden geçmektedir.."

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 2146 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
'KÜRT SORUNU', 'ETNİK SORUN' GİBİ GÖZÜKEN SORUN ASLINDA TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNUDUR
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
Yazar Vatan Postası   
03 03 2007

Ülkemizde toprak sorunu, burjuva demokrat anlamda olsun hâlâ çözülememiştir. Buna bağlı olarak 'etnik sorun' kördüğüm olmuş, emperyalizmin böl-yönet politikasına hizmet ediyor...Active Image

Gerek genel olarak tüm halkımızın işsizlik ve pahalılık cehenneminden kurtulamayışında, gerek özel olarak Kürt halkımızın (ayrıca 'payına düşen') kan ve ateş çemberinde yakılmasında; hepimizin derece derece sorumluluğu var. Toplumsal sorunlarımızı; sadece yerel yönetimler ve parlamento platformunda reformist bir ajitasyon ve propagandayla ya da dar fraksiyoncu, 'barikatçı' tepişmelerle, 'etnik-milliyetçi' örgütlenmelerle halledemeyiz. Unutmamalıyız ki, örgütlü halk inisiyatifinin olmadığı bir demokrasi ve cumhuriyet yoktur ve 'ULUSAL SORUN' aslında bir 'TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNU'dur...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1807 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
YANLIŞ HESAP BAĞDAT'TAN DA, ANKARA'DAN DA, TAHRAN'DAN DA, ŞAM'DAN DA, FİLİSTİN'DEN DE DÖNER!
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Nezih Gençler   
03 03 2007

 Bölgemizde 1990’lı yıllara damgasını vuran slogan “Son sosyalist devleti yıkıyoruz!” sloganıdır...

Öyle ya! Emperyalist ağababaları Sovyetler Birliği’ni “yıkarlar” da, bağımlı ülkelerde iktidarlı-muhalefetli işbirlikçi kuklalar, maşalar ya da dışa bağımlı sözde “özgürlükçü muhalefet” çeteleri hiç boş dururlar mı? Onlar da boylarına göre yıkacak bir şeyler buldular!

“Sosyalist devlet”ler dedikleri ulusal ve sosyal devlet yapısından arta kalan, sömürü ve talan için ayak bağı Cumhuriyetler hedef tahtasına kondu. Türkiye, Irak, Suriye, İran . . . Kuzey Kore, Venezüella . . .

Yorumlar (2) / Görüntüleme sayısı: 6325 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
GEREKÇELİ BİR ANAYASA TASLAĞI
KUVAYİ MİLLİYE DERGİSİ
Yazar Vatan Potası   
21 02 2007

Anayasa değişikliğinin gündemde olduğu, değişiklik için referanduma gidildiği bir süreçte "evet"cilerle "hayır"cıların toz dumanı arasında tartışmalar sürüyor. Genel olarak 12 Eylül Anayasası'na "evet" diyen ya da en azından o eğilimde olan çevreler şimdi de 12 Eylül Anayasası'nın tamamının olmasa bile bir kısmının değişmesi için "evet" diyorlar. Diğer taraftan: 12 Eylül Anayasası'na "hayır" diyen ya da en azından o eğilimde olan çevrelerin büyük bir çoğunluğu ise bu değişikliğe karşı, "hayır" diyorlar... Hayatın çelişkisi mi diyelim, cilvesi mi diyelim! Yoksa düşürüldüğümüz durumun vahameti mi?

Bir de "boykot"cular var... Somut, tek bir alternatif anayasa teklifleri yok. Değişik çevreler farklı gerekçelerle gündeme getiriyor boykotu. Bu çevrelerin boykot nedenini ve gerekçelerini iyi tespit edebildiği ve bir eylem ve söylem birliği sağladığı söylenemez. Bu olumsuzlukları aşmaları da kolay değil. Tüm bu nedenlerle de kitleselleşmesi çok zor olan "boykot"cuların, salt "referandumu boykot" tutumlarında haksız olmadıkları bir süreçten geçiyoruz.

Şeriatçı-laik, siviltoplumcu-ulusalcı çekişmelerinde de olduğu gibi, son duruşmada aynı merkezden yönlendirilen ya da aynı merkeze hizmet edebilecek bir ikilem "evetçi-hayırcı" kutuplaşması.

Başta, (çalışanıyla ve işsiz çalışanıyla) işçi sınıfımız olmak üzere ezilip sömürülen geniş halk kitlelerinin sorunlarına çözüm yolları üretebilecek alternatif bir proje ve programla çıkıp; "HALKIMIZIN ANAYASASI BUDUR, BUNUN DIŞINDAKİ ÇÖZÜMSÜZLÜKLERİ BOYKOT EDİYORUZ" denebilmelidir. Halkımız o anayasada; güncelinden geneline, kendisini yakan tüm sorunlara çok somut çözüm yolları üretebilecek temel, kalıcı ve güvenilir dayanaklar, kurumlar, örgütlenme ve reorganizasyon modelleri bulmalıdır... Böyle bir Anayasa var mıdır? Vardır. "40 katır mı 40 satır mı, ölümlerden ölüm beğen" mahkumiyetine karşı aşağıda sunduğumuz ANAYASA TASLAĞINI yaşama geçirinceye kadar her türlü ısmarlama "cehennemi" BOYKOT ediyoruz... (Vatan Postası)

Bu Anayasa Taslağı, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın 1960’ların başında hazırlayıp kamuoyuna ve cumhuriyet kurumlarına "Anayasa Teklifi" olarak sunduğu çalışmadan yararlanılarak, Kuvayı Milliye Dergisi tarafından güncellenip derlenmiştir. Derginin çeşitli sayılarında yayınlanmıştır.

YENİ BİR ANAYASANIN TEMEL GEREKÇESİ:

EKONOMİK ve SOSYAL ADALET OLMALIDIR

Böyle anayasa ve yasa taslaklarını oluşturmak üzere, (gerçekten) demokrat, halkçı, özgürlükten yana, vatansever, sosyalist aydınlar ve akademisyenlerimiz, işçi sendikalarımız ve konfederasyonlarımız, diğer demokratik kitle-meslek örgütlerimiz, üniversite ve diğer cumhuriyet kurumlarımızla birlikte harekete geçmeli, karma çalışma komisyonları oluşturulmalıdır.

“Çok Partili Demokrasi” ile halkımız, varlıklı sınıf, tabaka ve zümrelerin temsilcilerini kendi temsilcileri zannederek seçmekte sonra da yanlış vekil seçtiği için kendini suçlu bulmaktadır. “Parlamentarizm”; bizim gibi ülkelerde halkı aldatma aracı olmaktan kurtulamaz. İlle de çok parti olacaksa, bu partiler, dayandıkları ve çıkarlarını savundukları halk kesimlerini açıkça belirleyip ilan etmeli, tüzük ve programlarını ona göre yapmalıdırlar. Durumları ve çıkarları birbirine benzer olan halk kesimleri aynı parti içinde örgütlenmelidir. Örneğin; “Köylü Partisi”, birinci derecede köylü üreticilerin çıkarlarını savunmalı, “Küçük - Orta Sanayici ve Esnaf Partisi” bu kesimlerin çıkarını, açıkça ve yüksek sesle dile getirmelidir. Böylece politika, bir aldatma ve göz boyama “sanatı” ve vatan-millet edebiyatı olmaktan kurtulur. Siyasetle ilgilenmek, azınlıkların değil halkın gönüllü ve güncel işlerinden olur. Yeni anayasa ve yasalar hazırlanırken bunlar dikkate alınmalıdır...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1672 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
23 NİSAN - 19 MAYIS - 21 MAYIS - 27 MAYIS - 29 EKİM VE 1 MAYIS
KUVAYİ MİLLİYE DERGİSİ
Yazar Nezih Gençler   
22 04 2007

Active ImageBugünün dünyasında işçi sınıfı, tüm toplumun öncüsü olarak yeniden tarihi misyonunu ele alıyor. Özellikle bizimki gibi sanayileşmesini tamamlayamamış ülkelerin işçi sınıfları, hem kendilerinin hem de diğer halk kesimlerinin ve ülkenin sorunlarını çözmek durumunda.

Günümüz Türkiye'sinde de işçi sınıfımız, kendi acil ekonomik, demokratik, sosyal ve politik taleplerinin yanında diğer halk kesimlerinin ve ülkenin çıkarlarını ve bağımsızlığını da savunmak gibi tarihi bir misyonu üstlenmek zorunluluğuyla karşı karşıya...

Yorumlar (5) / Görüntüleme sayısı: 1588 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
ÖRGÜTLÜ BİR HALKI HİÇBİR KUVVET YENEMEZ!
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Vatan Postası   
31 12 2009

"ÖRGÜTLÜ BİR HALKI HİÇBİR KUVVET YENEMEZ!"...
YENİ YILDA DA BAŞTA İŞSİZLERİMİZ OLMAK ÜZERE
TÜM İŞÇİ SINIFIMIZA VE HALKIMIZA
BİRLİK, DAYANIŞMA VE ÖRGÜTLENME MÜCADELEMİZDE
BAŞARILAR DİLERİZ.
ÖRGÜTLÜ BİR HALKI HİÇBİR KUVVET YENEMEZ...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 402 / Yazdır / Devamı...

 
ANKARA NOTLARI (1) VE BİRİNCİ GÖREV!
ANASAYFA
Yazar Derleyen: Nezih Gençler   
26 01 2010

Son 15 gündür gece-gündüz direnişteki TEKEL işçisi kardeşlerimin çadırlarındayız...

İşçi sınıfına tepeden bakanlara, "bizde işçi sınıfı yok" zannedenlere, "20. yüzyıl bitti, artık işçi eski işçi değil, teknoloji ve bilgisayar ve iletişim çağı başladı, işçi profili ve niteliği değişti... saati vakte alıp artık globalleşelim!" sakızını çiğneyenlere, "artık sınıfsal çelişkiler bitti, şimdi asıl mesele kültürel, etnik ve dinsel sorunlar" icat edenlere, "bu halkla hiçbirşey yapılmaz" diyenlere işçi sınıfımız ve halkımızın tokat gibi yanıtını gördüm, yaşadım ve sizlerle de paylaşıyorum, paylaşmaya devam edeceğim... Vatanımızın dört bir yanından gelen işçi kardeşlerimiz; Ankara'nın işçisi, memuru, öğrenci gençliği ve en önemlisi esnafıyla kardeşçe paylaşım, dayanışma ve yaşam savunuculuğunda birleşiyor...

Eksikler yok mu? Var... Her şey mükemmel mi işliyor? Hayır... Zamanla ortaya çıkan organizasyon sorunları, dayanışma ve eşgüdüm yetersizlikleri elbirliği ile çözülmeye, bazı yanlış anlaşılmalardan çıkabilecek kırgınlıklar iyi niyetlice aşılmaya çalışılıyor... Ama şu bir gerçek: İşçi sınıfımız ve halkımız, "aydınlar"ı gene hazırlıksız, örgütsüz ve "suçüstü" yakaladı... Hepimize ders olsun... Sana da aşkolsun doğuran ve dokuyan anamız; amele sınıfımız...

Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın iki yazısını gelin birlikte okuyalım...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 570 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
KITASAL BOLİVARCI HAREKET...
GÜNCEL HABER-YORUM
Yazar Canan Ateş - sendika.org   
15 12 2009

Mustafa Kemal Atatürk'ün Basında Yayımlanan ilk Fotoğrafı by ertugrulincel.

İbretle okuyalım, izleyelim. Latinamerika'nın Bolivarını oranın devrimci ve sosyalistleri nasıl değerlendiriyor izliyoruz. Bizimkilerin içinden bazılarının Gazi Mustafa Kemal'i nasıl değerlendiremedikleri, marifetmiş gibi sabah akşam Gazi'ye küfrettikleri herkesçe biliniyor. Oysa Ortadoğu'nun Gazi Mustafa Kemal'inin Bolivar'dan eksiği yok fazlası vardır. Eksik olan: Bu toprakların hastalıklı, inmeli, beyin kireçlenmesine uğramış, kompleksli küçükburjuva sözde aydınlarının; lafta "devrimci"liği ve sözde "sosyalist"liği kimselere bırakmayan sıkıyönetiminin aşılamamışlığıdır... Hâlâ sollu sağlı köhne politik kürsülerden bolca sesi duyurtulan sınıflarüstü "ulusalcılık" ve "sivil toplumculuk" cayırtılarından, kayıkçı dövüşlerinden, ileriye-geriye kaçıklıklardan göz gözü görmüyor... Her biri diğerini besleyip azdırıyor... Sular bulandırılmaya, ortalığa toz, duman ve sis çökertilmeye çalışılıyor. Kime hizmet ediliyor? Kimlerin değirmenine su taşınıyor? Kimlerle kol kola giriliyor? Bilmeyerek olması sonucu değiştirir mi? (Nezih Gençler-VP)

(Resimlerin üzerini tıklarsanız ilgililer hakkında genel bilgi edinebilirsiniz)     Bolivar hk.1    Bolivar hk.2    Bolivar hk.3

Kıtasal Bolivarcı Koordinasyon, 7, 8 ve 9 Aralık tarihlerinde Venezüella’nın başkenti Caracas’ta yapılan ve 30’dan fazla ülkeden 1200 delegenin katıldığı üç gün süren kongre ile Kıtasal Bolivarcı Hareket’e dönüşme kararını aldı. Latin Amerika’dan ve dünyanın aralarında Türkiye’nin de olduğu çeşitli ülkelerinden gelen yerli toplulukların, işçi ve köylü örgütlerinin, gençlik, kadın ve çevre örgütlerinin, komünist partilerin ve solcu siyasi örgütlerin temsilcileri ile sosyalist aydınlardan oluşan delegeler, halkların bağımsızlığına yönelik daha da saldırganlaşan emperyalizme karşı ortak bir şekilde mücadele etmenin ve giderek vahşileşen kapitalizmi yıkmak için mücadele eden ortak cephenin kurumsallaşmasının kararlarını aldılar.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 464 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
YENİ BİR İŞKENCE: MOBBING
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Derleyen: Vatan Postası - İşçiysek Köle Değiliz Facebook Grubu   
02 12 2009

Topyekün bir gıda savaşıSON YILLARDA TÜM İŞVERENLERİN UYGULADIĞI EN ETKİLİ İŞKENCE

İŞYERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ VE YILDIRMA: (MOBBING)

ÇALIŞANA MOBBING KISKACI   tıklayın

MOBBING NEDİR VE TÜRKİYE'DE MOBBING DAVALARI   tıklayın

İŞYERİNDE DUYGUSAL TACİZ (MOBBIRG) NEDİR     tıklayın

VİKİPEDİ'DE MOBBING     tıklayın

İŞHUKUKU AÇISINDAN MOBBING NEDİR?   tıklayın

GENBİLİM SİTESİNDEN MOBBING NEDİR?    tıklayın

MOBBING TÜRKİYE     tıklayın

AYRICA GOOGLE'DAN DA ARAŞTIRABİLİRSİNİZ

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1333 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TESCO KİPA'DA ÇİFTE STANDART OLMASIN !
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Caner Fırat - Tez Koop İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı   
22 07 2009

http://www.uniglobalunion.org/Apps/iportal.nsf/pages/tescohomeEn (uni tesco ittifakı sayfası için tıklayın)

25-26 HAZİRAN 2009 TARİHLERİNDE TESCO (KİPA) ULUSLARÜSTÜ MARKET ZİNCİRİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN ÖRGÜTLÜ OLDUĞU SENDİKALAR UNI TESCO İTTİFAKI TARAFINDAN İZMİR'DE BİR ARAYA GETİRİLDİ. (bilgi için tıklayın)

TOPLANTIDA TESCO ÇALIŞANLARININ YANINDA TEZ KOOP İŞ ÖRGÜTLENME UZMANLARI CANER FIRAT, SİNAN KAHRAMAN VE NEZİH GENÇLER DE BİRER KISA KONUŞMA YAPTILAR. (haber için tıklayın)

SİNAN KAHRAMAN ÖZETLE; "MİGROS VE GİMALARDA YILLARDIR ÖRGÜTLÜ OLAN SENDİKAMIZ, SON YILLARDA CARREFOUR, REAL VE TANSAŞ LARI DA ÖRGÜTLEYEREK MARKET SEKTÖRÜNDE ÖRGÜTSÜZ İŞÇİ KALMAMASI DOĞRULTUSUNDA CİDDİ BİR ATILIM YAPMIŞTIR. ŞİMDİ ULUSLARARASI MARKET ZİNCİRİ OLARAK TÜRKİYE'DE SADECE TESCO KİPA'DA HENÜZ SENDİKA YOKTUR. SENDİKAMIZ TÜM GÜCÜYLE TESCO KİPA'DA ÖRGÜTLENMEYE DEVAM ETMEKTEDİR. HERŞEYİN İŞVERENİN İKİ DUDAĞI ARASINDA OLDUĞU BUGÜNKÜ KÖTÜ ŞARTLARI ANCAK ÖRGÜTLÜ OLARAK DEĞİŞTİREBİLİRİZ. TEK TEK HAK ARAMAYA KALKARSAK PATRON KAPININ ÖNÜNE KOYMAKLA TEHDİT EDİYOR. HAKLARIMIZI SENDİKALI VE ÖRGÜTLÜ OLARAK ARARSAK ALABİLİRİZ ANCAK " DEDİ.

NEZİH GENÇLER İSE ÖZETLE; "2003-2004'DE ÇOK AZ BİR SAYIYLA ÇOĞUNLUĞU KAÇIRDIK. CARREFOUR, REAL, TANSAŞ SENDİKAL ÖRGÜTLENMESİ BİTİNCE BİR TEK KİPA KALDI VE 2007 EKİM AYINDAN BERİ KİPALARDA ALTYAPI OLUŞTURMAYA BAŞLADIK. 2008 HAZİRAN AYINDAN İTİBAREN DE TÜM MAĞAZALARDA ÜYELİK ALMAYA BAŞLADIK. ÖRGÜTLENME UZMANLARIMIZ TUĞRUL, EMEL, GÖKHAN, SİNAN, HAZAL, ŞİFAİ, MUHLİS, HÜSEYİN, CANER, ÖRGÜTLENME SEKRETERİMİZ FİKRET BAŞKAN, GENEL MERKEZ VE İLGİLİ ŞUBELERİMİZLE TÜM MAĞAZALARDA GAYET BAŞARILI BİR ÖRGÜTLENME SÜRDÜRÜYORUZ. YAŞAMIN TÜM ALANLARINDA DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMAYI GELİŞTİRİYORUZ. 2003 YILINDAKİ ÖRGÜTLENMEMİZ SIRASINDA 14 ARKADAŞIMIZ İŞTEN ATILMIŞTI. HEPSİNİN İŞE İADE VE SENDİKAL TAZMİNAT DAVALARINI KAZANDIK. BURADA İŞÇİ ATARAK SENDİKAYI ÖNLEYEMEYECEĞİNİ DAHA O ZAMAN BİZ TESCO KİPA'YA ÖĞRETTİK. 2006'NIN 30 NİSAN'INDA YARGITAYDAN BİR KAÇ KİŞİ FARKLA KESİN YETKİ ALAMADIĞIMIZ KARARI GELDİĞİNİN ERTESİ GÜNÜ 1 MAYIS 2006'DA, AĞIRLIKLI OLARAK BU KARARI PROTESTO ETMEK İÇİN ÖMER KAYA KARDEŞİMİZ CANINA KIYDI. ONUN BIRAKTIĞI VASİYET HEPİMİZİN YEMİNİ OLDU. BURADA BİZLER YETERİ KADAR BEDEL ÖDEDİK. ARTIK SENDİKAMIZIN VE TESCO'DA ÇALIŞAN İŞÇİ KARDEŞLERİMİZİN ÖDEYECEĞİ HİÇBİR BEDEL YOKTUR. BUNA HİÇKİMSENİN TAHAMMÜLÜ DE OLAMAZ. ZATEN BİRAZ SONRA KONUŞACAK TESCO KİPA İŞÇİLERİ DE BU KARARLILIKLARINI HAYKIRACAKLAR." DEDİ.

CANER FIRAT DA YAPTIĞI ETKİLİ KONUŞMAYLA TÜRKİYE'DEKİ KİPA GERÇEĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ:

"Hepiniz hoşgeldiniz.

Bildiğiniz gibi İngiltere, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni imzalamış bir ülkedir.

Demokrasinin beşiği olarak bilinen bu ülke, tarihinde Magna Karta Sözleşmesi'ne de ev sahipliği yapmıştır.

Demokrasisini anayasa zorunluluğuna ihtiyaç duymadan işleten böyle bir ülkenin en büyük şirketlerinden biri olan TESCO'nun Türkiye'deki birçok müdürü,  yöneticisi, şefi ve özellikle bazı insan kaynakları yöneticileri ve bazı güvenlik amirleri insan onuruna, insan haklarına, mevcut anayasa ve yasalara ve de çalışma yasasına aykırı tutum, davranış ve keyfi uygulamalarda bulunmaktadırlar...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 1473 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
KİPA'YI TESCO YAPACAĞIZ! ARTIK KENDİ ADIMLA YAZABİLİRİM!
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Abdullah Çiçek   
21 07 2009

 (Bu yazıyı, 'İlyas Temel Süreyya Dursun' takma adıyla, yaklaşık 7 ay önce yazmıştım. 2010 Şubat ayı başında KİPA Silivri mağazasındaki işime, sudan sebeplerle son verildi... Kıdem ve ihbar tazminatım ödendi... Kipa işvereni, asıl işten çıkartılış nedenimi tabii ki gizliyor. Ama beni birçok kez İnsan Kaynakları müdürü sendika üyesi olduğum için tehdit etti. "Bırak bu işleri, işinden olursun!" dedi... Ben zaten o zaman sözlü olarak kendisine anayasal ve yasal hakkımı kullandığımı açıkça beyan etmiştim. Şimdi yazılı olarak da adımı koyuyorum, kellemi koyduğum bu davama...

Ayrıca, haksız nedenle işime son verildiği için işe iade ve sendikal tazminat davamı da açacağım. Ve KİPA işvereni, bügüne kadar açılmış tüm davaları kaybettiği gibi, bu davayı da kaybedecek. Çünkü; BİZ HAKLIYIZ! BİZ KAZANACAĞIZ! Ya bana tekrar işbaşı yaptıracaklar ya da 16-20 aylık ücretim karşılığında sendikal tazminat ödeyecekler... TEKEL işçisi kardeşlerimin dediği gibi: ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK! ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK... 19 ŞUBAT 2010...)

Ne güzel demişsin benden önce yazan kardeşim; "Derdim çoktur hangisine yanayım?" Sana da teşekkür ederim, "Hem okudum hemi de yazdım!" diyen Bursa Carrefour işçisi Nuray kardeşim. İzmir Kipa'dan yazan en eski üye kardeşimin "sendika düne kadar sünnetti, artık farz oldu" cümlesinin altına da imzamı atıyorum.

Bir delikanlı olarak konuşacağım. Bizim başımızda ve karşımızda duran müdürlerin alayı bu ülkenin insanı. Aşağıdaki cümleleri aynen İK ve mağaza müdürüne de söyledim. Kimseye önermiyorum, kimse mecbur değil açıklamaya ama başka mağazalardaki birçok arkadaşımız da söyledi, söylüyor: "Sendikalı mı değil mi diye arkadaşlarıma yasadışı sorular sorup kimseyi rahatsız etmeye hakkınız yok. Ben Tez Koop İş Sendikası'nın üyesiyim. Kardeşim burası ne sizin ne de sizin bir akrabanızın yeri, burası İngiliz TESCO'nun. Babanızın çiftliği gibi 'idare' edemezsiniz. Keyfi davranamazsınız. TESCO da siz de genel evrensel kurallara, insan haklarına, ticaret ve iş ahlakına, buranın yasalarına ve anayasasına göre hareket etmek zorundasınız. Siz de biz de bu ülkenin insanıyız. TESCO kendi ülkesinde ve Avrupa'da bilmem kaç bin euroya sendikalı olarak çalıştırdığı işçiyi bu ülkede sefillik sınırının altında ve daha da ağır şartlarda çalıştırıyor..." dedim ve omuzlarımdan öyle bir yük kalktı ki anlatamam... 

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 1537 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TEZ KOOP İŞ ÜYESİ BİR CARREFOUR İŞÇİSİNDEN TESCO KİPA İŞÇİLERİNE
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Nuray - Bursa Carrefour   
03 07 2009

BİZ DE DAHA BİRKAÇ YIL ÖNCE FRANSIZ CARREFOUR'A BALZAK'I YENİDEN OKUTMUŞTUK...

ŞİMDİ SİZ DE İNGİLİZ TESCO'YA SHAKESPEARE'İ YENİDEN OKUTACAKSINIZ... İZMİR KİPA'DAN BİR USTANIN DEDİĞİ GİBİ; 2006'DA TESCO KİPALARDA SENDİKALAŞMA "SÜNNETTİ", 2007 EKİM AYINDAN BU YANA "FARZ OLDU". VE SİZLER BU YAŞAMSAL ZORUNLULUĞU ADIM ADIM GERÇEKLEŞTİRİYORSUNUZ...

SİZDEN VE BİZDEN ÖNCE DE, ALMAN REAL'E, SAKALLI BİR ALMAN BİLİMADAMI VARDI YA HANİ, ONU YENİDEN OKUTTU REAL'DE ÇALIŞAN İŞÇİ KARDEŞLERİMİZ...

AMERİKAN WALL-MART GELİRSE ONA DA JACK LONDON'U, JHON REED'İ YENİDEN OKUTMAYA HAZIRIZ... SENDİKAMIZ DA BİZ DE KARARLIYIZ...

NE GÜZEL DEMİŞSİN KARDEŞİM; DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM?

BEN DE; HEM OKUDUM HEMİ DE YAZDIM... DİYORUM...

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 2028 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
TEZ KOOP İŞ SENDİKASI ÜYESİ BİR TESCO KİPA İŞÇİSİNDEN MEKTUP VAR!
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Adımı Çoğunluğu Aldıktan Sonra Yazacağım   
28 06 2009

 25-26 HAZİRAN 2009 TARİHLERİNDE TESCO (KİPA) ULUSLARÜSTÜ MARKET ZİNCİRİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN ÖRGÜTLÜ OLDUĞU SENDİKALAR UNI TESCO İTTİFAKI TARAFINDAN İZMİR'DE BİR ARAYA GETİRİLDİ. (bilgi için tıklayın)

BU TOPLANTIDA SÖZ ALAN BİR KADIN KİPA ÇALIŞANININ ÇIĞLIĞINI DUYURUYORUZ... (haber için tıklayın)

UNI TESCO İTTİFAKI UNI SAYFASI İÇİN TIKLAYIN

http://www.uniglobalunion.org/Apps/iportal.nsf/pages/tescohomeEn tıklayın

Değerli işçi ve temsilci arkadaşlarım, kardeşlerim, merhaba...

Biliyorum bizler için, sizler için, hepimiz için geldiniz... hoşgeldiniz...

Bir türkümüz var: Derdim çoktur hangisine yanayım?..

Yorumlar (3) / Görüntüleme sayısı: 2736 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
SENDİKALI İŞÇİYİ TEHDİT EDEN GENEL MÜDÜR YARGILANIYOR
İŞÇİ - SENDİKALAR
Yazar Çeşitli basından   
08 12 2008

 Aylık Forbes dergisi grafikeri Ender Ergün'in "sendikal haklarını engellediği" gerekçesiyle şikayet ettiği Turkuvaz Medya Grubu genel müdürü Levent Tayla ve Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş.’nin sahibi Ahmet Çalık yargılanacak...

Sözkonusu ceza yasasına göre sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi 1 ila 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmayı, bu suçun zincirleme ve kendi konumunu ve mesleğini kullanarak işlenmesi halinde ise cezanın %50 artırılmasını hükme bağlıyor. Suçun sabitliği halinde ceza para cezasına çevrilemiyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 1110 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 26 Toplam 27
----- EN ÇOK OKUNANLAR -----
ÜYE GİRİŞ FORMU





Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun
SENDİKA KARŞITI İŞVERENE, MÜDÜRE, ŞEFE HAPİS CEZASI !!!

26.09.2004 TARİHİNDEN BERİ YÜRÜRLÜKTE OLAN 5237 NOLU TÜRK CEZA YASASI

İş ve çalışma hürriyetinin ihlâli

MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl eden kişiye, mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.  

Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(BU CEZALAR PARA CEZASINA ÇEVRİLEMEZ, TECİL EDİLEMEZ)

Ortak hüküm

MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarının;

a) Silâhla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

İşkence

MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eziyet

MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

MADDE 232. - (2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI
İŞÇİ - SENDİKALAR
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
DEM.KİTLE-MSLK.ÖRG.
KAVRAMLAR - SÜREÇLER
 
Top! Top!
Transderm Scop