Anasayfa arrow Kültür Sanat
09 09 2010
 
 
BÖLÜMLER
Anasayfa
Kütüphane
Kuvayi Milliye Dergisi
Çeviriler
Kültür Sanat
Kavramlar - Süreçler
Medya Haber-Yorum
Güncel Haber-Yorum
Kamuoyundan
Kamuoyuna
İşçi - Sendikalar
Köylü - Kooperatifler
İşsizlikle Mücadele...
SİTEMİZDE
Şuan 9 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 83
Haberler: 621
Linkler: 16
Ziyaretçi: 1516587

 
NE MUTLU O YOKSULLARA Kİ

ÖTEKİ DÜNYA ONLARINDIR

ER YA DA GEÇ BU DÜNYA DA

ONLARIN OLACAKTIR

F. ENGELS


GÜNCEL HABER-YORUM
MEDYA HABER-YORUM
KAMUOYUNDAN
KAMUOYUNA
translate from turkish to another language: http://translate.google.com
 
HAYRİ ÇIRAK FOTOĞRAFLARI (1) PDF Yazdır
Yazar Burçin Pehlivan   
15 12 2009

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 64 / Yazdır / Devamı...

 
TÜRKİYE PDF Yazdır
Yazar Ozan Çılgın   
02 03 2009

1

Yedi kişi olurduk bir ıslığıyla gaybın

Geceleyin ay eritir gölgemizi

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 246 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
ALİ TARTANOĞLU: "MUSTAFA" DA BİR "Mc DUNDAR" BELGESELİ YAPSA... PDF Yazdır
Yazar Ali Tartanoğlu   
29 11 2008

Üç yıl boyunca annesini görememiş… Doğup büyüdüğü kente hasret ölmüş… Selanik’in düştüğünü öğrendiği an, elbette göz yaşları içerisinde “Selanik’i nasıl bırakırsınız!...” diye canciğer silah arkadaşlarının yakasına sarılmış (Çünkü o sırada kendisi başka bir cephede savaşmakta)… Dolmabahçe Sarayı’nın duvarına adeta kazınmış sözlerinde ifade ettiği üzere çok sevdiği İstanbul’dan, yabancılar Ankara’yı başkent olarak kabul edinceye kadar “kendisini mahrum bırakmış!..”

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 664 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
MUSTAFA ALTIOKLAR: "MUSTAFACAN" HAKKINDA HERŞEY PDF Yazdır
Yazar Mustafa Altıoklar - Film Yönetmenleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı   
22 11 2008

 Can'ı tanırım… Uzun yıllara dayanan bir sevgi vardır aramızda -sanırım karşılıklı-. Bilirim ki Can'ın içinde kötülük yoktur. Şairin dediği gibi, "vallahi yoktur"… Mesele, sinema dilini bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Sinemanın öyle bir dili vardır ki kendine özgü, "şeytan ayrıntısında gizlidir" o dilin. Bilebilseydi Can, şeytanın gizlendiği sinematografik ayrıntıları, adım kadar eminim ki düşmezdi safiyetin tuzaklarına, "Mustafa"da düştüğü gibi. Ne sevgi dağlarının doruklarındaki pamuklu tahtından olurdu, ne de ülkenin gündemi saçma sapan savunmalara karşı, saçma sapan savunmalarla işgal edilirdi...

Yorumlar (2) / Görüntüleme sayısı: 801 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
ALPER AKÇAM: 'KARABÜK OLAYI'NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ PDF Yazdır
Yazar Alper Akçam   
03 08 2008

27 Haziran 2008 günü Karabük “Kültür Sanat ve Sanayi Festivali” sırasında yaşanan olaylar değişik yorumlara, algılamalara, yargılamalara yol açtı…

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 588 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
BİZİM GİBİ TOPLUMLARDA... PDF Yazdır
Yazar Filiz Ataş - sol.org.tr   
18 09 2007

Orhan Pamuk yine sansasyonel bir demeç vermiş, bu defa BBC radyo kanallarından birine: Bir yazarın görevinin bugünün parlak gerçeğini eserlerine yansıtmak olduğunu, kendisi için gelecekte ne olacağının önemli olmadığını bildirmiş. Siyasi eylem adamı veya militan değil bir edebiyatçı olduğunu söylemiş. Yazarın önceki açıklamaları gibi bu da, Orhan Pamuk markasına yakışır bir reklam olmuş, düzeyli ve markanın sürekliliğine hizmet eder nitelikte... Bu sözlerle önce siyasetin sanatı kabalaştırdığı ve sanat olmaktan çıkardığı kanısının yaygın olduğu edebiyat ortamına gül dağıtırken, ardından “romanlarında olmayan” yalnızca mülakatlarında yer alan “köşeli” düşüncelerinin vicdani kanaati olduğunu söyleyerek kendisine Nobel getiren “radikal” çıkışlarına devam etmiş.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 483 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
CEM GENÇLER'DEN "23 NİSAN'IN ÖNEMİ" PDF Yazdır
Yazar Derleyen: Cem Gençler   
23 04 2007

Sample Image22 Nisan 2008 tarihinde 2 saatliğine Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü olan Maçka İlköğretim Okulu 5-B sınıfı öğrencilerinden Cem Gençler;

* zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması için Şişli ilçesinin pilot bölge yapılmasını,

* gene Şişli ilçesinden başlatılarak, okulların tam gün yapılıp dersane bağımlılığının asgariye indirilmesini,

* meslek okullarının geliştirilmesi ve çoğaltılması için gerekli girişimlerin yapılması gerektiğini,

* ilköğretim okullarında süt-yumurta-ekmek beslenme saati uygulamasına başlanmasını, bunun için ilçe belediyesi, valilik ve halk örgütlerinden destek alınmasını,

* eğitimin ezbere dayalı olmaktan ve sınav-eleme labirentinden kurtarılması için yeni milli eğitim politikaları geliştirilmesi gerektiğini, eğitime ayrılan bütçenin çağdaş gereklere uygun bir seviyeye çıkarılmasını, bölge yatılı okullarının çoğaltılmasını,

* okul aile birliklerinin göstermelik olmaktan kurtarılıp her okul velilerinin, değişir ortaklı eğitim kooperatiflerinde örgütlenmesi gerektiğini,Active Image

* okullarda, öğrencilerin katılımıyla okul gazetesi ve dergisi çıkartılarak sorunların tartışılmasını sağlamak, sorunlara çözüm yolları üretmek gerektiğini, internet sitelerinin güncel ve sorunlara yönelik hale getirilmesi için çalışılmasını,

* kültür-sanat faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerektiğini

söyledi ve ilgili şube müdürlerini çağırıp gerekli talimatları verdi... Cem, Sınıfdaşları ve yardımcıları Batuhan Ünsal ve Zeynep Naz Memiş ile birlikte işlerin takipçisi olacaklarını ve 2009'un 23 Nisanında tekrar burada olacaklarını kararlı bir dille belirttiler...

Toplantıda hazır bulunan Maçka İlköğretim Okulu Müdürü Ali Pırıldar ve Maçka İlköğretim Okulu 5-B Sınıfı Öğretmeni Necat Doğruol öğretmenlerimiz de konuların takipcisi olacaklarını bildirdiler.

Cem, "Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü" görevinin sonunda, geçen sene 23 Nisan için hazırladığı dönem ödevini okudu...

Toplantı sonunda görevine geri dönen Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer İlhan Güneş, Şube Müdürleri Gülçin Duran, Kemal Kaya, M. Lütfullah Önder, Selahattin Altun, Rıza Bayram ve Yakup Pelit; Cem Gençler'in direktifleri doğrultusunda kollarını sıvayacaklarını bildirdiler. (VP)

Active Image

Yorumlar (21) / Görüntüleme sayısı: 21584 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
CAN GENÇLER'DEN BİR ANI-ÖYKÜ: KARADENİZ YOLLARINDA PDF Yazdır
Yazar Can Gençler   
06 04 2007

    Başlamadan önce size şunu söyleyeyim: Aslında ben anlatacaklarımı yazıyla değil sözle ifade etmek isterim hep. Oldum olası yazıdan hoşlanmam. Kafamdan geçenleri bir çırpıda anlatıp karşımdakilere bir an önce aktarmak zaman ve güç tasarrufu gibi gelir bana. Yazı yazarken göz kapaklarım ağırlaşır, üstüme bir miskinlik çöker, elim kolum düşer. Uykum gelir. İnanır mısınız, ders çalışırken, ödev hazırlarken, kitabın, defterin üzerine kıvrılıp uyuduğum çok olmuştur. Ama yazı olmadan da ne ödev oluyor, ne öykü, ne de anı. İşte gene yazmak zorundayım… Türkçe dönem ödevi...

Yorumlar (4) / Görüntüleme sayısı: 7757 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
BORGES'TEN BİR MESEL PDF Yazdır
Yazar Şamanist   
19 02 2007
Bir heykeltraş, bir Kral’ın refakatinde sarayın bahçesinde yürüyordu. Heykeltraş, krala en son eserini takdim etti: Su perisi şeklinde bir fıskiye!..

Yorumlar (3) / Görüntüleme sayısı: 754 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
SİYONYALI MAŞRIK-I ÂZAM İLE VEZİRİ PDF Yazdır
Yazar Şamanist   
19 02 2007

nostr-adamus'dan bir öykü

Maşrık’ı Azam kızmıştı. Kulakları kızarmıştı. O kızgınlıkla, önündeki kızartmaya uzanıp "Orası dingonun ahırı mı?!" diye söylendi Vezir’e.

Aslında Vezir de kızmak istiyordu. Ama yazık ki, ona kızartma yasaktı! "Haşlama ile yetineyim" diye düşünüp sustu. Ve önündeki haşlama tabağına eğilerek, havalanmaya başladı...

Yorumlar (1) / Görüntüleme sayısı: 5362 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
FISILTI PDF Yazdır
Yazar Şamanist   
19 02 2007

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 2867 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
BİZ HANGİ KÜLTÜR SANAT FİKİR MİRASINI İNKAR EDİYORUZ? PDF Yazdır
Yazar Nezih Gençler   
14 02 2007

Türkiye’nin asıl üretim, tüketim ve paylaşım yordamı olan kapitalist-emperyalist sömürü düzeninin temsilcileri, uluslarüstü ortaklıkları ile büyük kentlerimizde üstlenmiş olan birkaç yüz kişilik (10-15 holding) “yerli” FİNANS-KAPİTALİST zümredir. Bu düzenin çarklarını tüm Anadolu’da ekonomi-politik olarak işleten de, kasabalarımızda üstlenmiş olan birkaç bin kişilik (artık metropollerde de merkezileşen 70-80 pazarlama şirketi) rantiye TEFECİ-BEZİRGAN sınıftır.

“Din iman bin mintan” her türlü maddi-manevi aracı, halkın dini duygularını, gelenek-göreneklerini binlerce yıldır sömürüp kullanmakta “usta” olan, geçmiş toplum kalıntısı bu tefeci-tüccar sınıf, şimdi de büyük şehirlerimizi kuşatarak en ufak alternatif düşünce filizlerini, hatta mevcut demokrasi ve cumhuriyeti bile yoketmenin nazi talimlerini yürütüyor. Bu sınıfın öncülüğüyle hortlatılan ortaçağ hacıağalarının (türk-islam) kültür-sanat yapı ve anlayışı; Türkiye orijinalitesinin bir gerçeği olarak kendini dayatmaktadır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın / Görüntüleme sayısı: 582 / Yazdır / Devamı...

Devamı...
 
SENDİKA KARŞITI İŞVERENE, MÜDÜRE, ŞEFE HAPİS CEZASI !!!

26.09.2004 TARİHİNDEN BERİ YÜRÜRLÜKTE OLAN 5237 NOLU TÜRK CEZA YASASI

İş ve çalışma hürriyetinin ihlâli

MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl eden kişiye, mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.  

Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(BU CEZALAR PARA CEZASINA ÇEVRİLEMEZ, TECİL EDİLEMEZ)

Ortak hüküm

MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarının;

a) Silâhla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

İşkence

MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eziyet

MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

MADDE 232. - (2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI
İŞÇİ - SENDİKALAR
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
DEM.KİTLE-MSLK.ÖRG.
KAVRAMLAR - SÜREÇLER
 
Top! Top!
Transderm Scop