Anasayfa arrow Güncel Haber-Yorum arrow GENELKURMAY UYARISI, DEVLET VE YATAK ODALARIMIZA 'GÖZ-KULAK' OLANLAR
05 09 2010
 
 
BÖLÜMLER
Anasayfa
Kütüphane
Kuvayi Milliye Dergisi
Çeviriler
Kültür Sanat
Kavramlar - Süreçler
Medya Haber-Yorum
Güncel Haber-Yorum
Kamuoyundan
Kamuoyuna
İşçi - Sendikalar
Köylü - Kooperatifler
İşsizlikle Mücadele...
SİTEMİZDE
Şuan 13 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 78
Haberler: 621
Linkler: 16
Ziyaretçi: 1515523

 
NE MUTLU O YOKSULLARA Kİ

ÖTEKİ DÜNYA ONLARINDIR

ER YA DA GEÇ BU DÜNYA DA

ONLARIN OLACAKTIR

F. ENGELS


GÜNCEL HABER-YORUM
MEDYA HABER-YORUM
KAMUOYUNDAN
KAMUOYUNA
translate from turkish to another language: http://translate.google.com
 
GENELKURMAY UYARISI, DEVLET VE YATAK ODALARIMIZA 'GÖZ-KULAK' OLANLAR PDF Yazdır
Yazar Atalay Girgin (*)   
07 08 2008

Karşı-ütopyanın, bir başka deyişle korkutucu ütopyanın örnekleri arasında sayılan "1984" yazıldığında, yıl 1948'di. Yapıtın yazarı G. Orwell, içerisinde yaşadığı o günkü koşullardan hareketle, insanlığı nasıl bir geleceğin beklediğine işaret ediyordu. Daha internet yoktu... 

Cep telefonları ve evlerimizin baş köşesine yerleştirdiğimiz LCD ekran televizyonlar yoktu. Dünyayı gözetleyen uydular da… Nerdeyse her meydana, her caddeye yerleştirilen ve sürekli insanları gözetleyen kameralar da yoktu. Bunlardan hareketle, "sürekli gözetleniyorsunuz, onlara gösterecek bir şeyiniz olsun", diyen otomobil reklamı da…

Orwell; her evde televizyonun, her evde telefonun bile olmadığı bir dünyada, egemenlerin, kendilerine tabii kıldıkları insanlar üzerindeki denetimlerini, her geçen gün, teknolojiyi kullanarak nasıl yetkinleştirebileceklerini sezer ve anlatır yapıtında. "1984", insanlığa 60 yıl öncesinden yapılmış bir uyarı gibidir. Kaçımız okudu; kaçımız anladı uyarıyı?

Ne var ki günümüz koşullarında Orwell'in anlattıkları 'masal" gibi kalır. Çünkü teknolojinin gelişimi, tabir-i caizse, baş döndürücü bir hızla ilerlemektedir. Bu teknolojiyi ve gelişimini kontrol eden egemenler, yalnızca kendi toplumlarını değil, aynı zamanda dünyanın diğer toplumlarını da kendi ihtiyaçları ve politikaları doğrultusunda denetlemeye, kontrol etmeye yönelmektedirler.

Elde edilen bilgi ve belgeler, o egemenlerin ve dünyanın her yerindeki yerli işbirlikçilerinin ihtiyaçlarına, taktik yönelişlerine, kamuoyunu yönlendirme isteklerine bağlı olarak, gerektiğinde birileri eliyle tüm medya araçları kullanılarak servis edilmekte; gerektiğinde şantaj malzemesine dönüştürülmektedir.

Dahası ötesi bunlar,  gerektiğinde adı 'trafik kazası', 'ansızın ölüm', v.b olan siyasi cinayetler aracılığıyla, kendi çıkarlarının önünde engel görünen 'düşman'ların ortadan kaldırılmasında kullanılmaktadır. 

Farkında olun ya da olmayın, bugünkü teknolojinin kontrolünü elinde bulunduran dünyanın egemenleri ve onlarla içli dışlı çalışan her düzeydeki yerli işbirlikçileri için, yatak odalarınızın dört bir yanı sizden daha tanıdıktır; daha yakındır. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, sınır ötesi operasyonlar başladığında, PKK'lar için, "Biri bizi gözetliyor evinde gibiler" demişti.Kendilerinin de aynı evde olabileceğini düşünmeden, belki de düşünemeden… Oysa aslında, yalnız PKK'lar değil, bu satırları okuyan-okumayan herkes, hepimiz, kendimizi kendi evlerimizde sanıyor olsak da "Biri bizi gözetliyor evindeyiz". Acaba bu kimin evi?

Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın bu açıklamasının üzerinden bir yıl bile geçmeden, ayaklar suya erdi. Ve bir afiş hazırladı Genelkurmay. "Biliyor musunuz?" ana başlığını taşıyan bu afişte, "Cep Telefonunun Faydaları" kinayeli bir biçimde şöyle belirtiliyor: "Konuşmalarınız dinlenebilir, Yeriniz belirlenebilir, Hareketleriniz takip edilebilir, Mesajlarınız okunabilir, İstemediğiniz görüntüler kaydedilebilir, Bilgisayarınızdaki bilgiler alınabilir, Patlayıcı madde düzenekleri ateşlenebilir." Dikkati çekilen yalnızca "cep telefonları"… Ya diğerleri..?

Genelkurmay'ın bile bu denli rahatsızlık duyar hale geldiği gelişmelerin egemen olduğu bir toplumda, devletin bağımsızlığından kim söz edebilir? "Paradigmalar tahterevallisinden düşen figüran : 'Ergenekon'" başlıklı yazımda da belirttiğim gibi, paradigması bile iflas etmiş bir devlet ve onun 'yöneticileri' kendisine yeni bir paradigma belirleyebilir mi? Yoksa kendilerine servis edilen paradigmalar içinden birinin, gönüllü ya da gönülsüz ehven-i şer bir tercihle, uygulayıcısı, figüranı mı olur? Yanıt sizindir!...

Dünya kapitalizminin hiyerarşik yapılanması temelinde, onun egemen sınıfları, dünyanın her metrekaresini, kendi ihtiyaçlarına denk düştüğü sürece yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla birlikte sömürüp tüketmektedir. İnsan dahildir buna…

Çünkü kapitalizm yalnızca ekonomik bir sistem değildir. Aynı zamanda, sosyal, siyasal, kültürel, vb. bir sistemdir. Ki adına kapitalist sömürü düzeni denen bu sistem, binlerce yıl öncesinden gelen dinleri bile kendi ihtiyaçlarının ve egemenlik sürecinin payandalarına dönüştürmüştür.

Mevcut ekonomik, sosyal ve siyasal süreçlere eşlik eden teknolojik gelişmelerle birlikte de, yaklaşık 5-10'u dışındaki tüm devletleri, sözüm ona egemen oldukları toplumların "gece bekçisi" kılmıştır. "Gece bekçi"lerinin görevi, kendilerinden çok kendilerini görevli kılanların işgüderidir. Daha ötesi değil…

Hadi bilin bakalım, yatak odalarınızdaki "göz-kulak" kimindir, kimlerindir? Yatak odalarınızdaki "göz-kulak"ların efendileri kimlerdir? Ya da bırakın soruların yanıtını arayıp durmayı bir yana… 'Gözleniyor', dinlenip 'kollanıyor' olmanın rahatlığıyla girin odanıza ve 'güvenlik'li bir biçimde  güzel sahneler sunun "göz-kulak"lara ve efendilerine… Karar sizindir efendim!..

(*) Felsefe Öğretmeni http://atalaygirgin.blogspot.com


Görüntüleme sayısı: 579 / Yazdır

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
SENDİKA KARŞITI İŞVERENE, MÜDÜRE, ŞEFE HAPİS CEZASI !!!

26.09.2004 TARİHİNDEN BERİ YÜRÜRLÜKTE OLAN 5237 NOLU TÜRK CEZA YASASI

İş ve çalışma hürriyetinin ihlâli

MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl eden kişiye, mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.  

Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(BU CEZALAR PARA CEZASINA ÇEVRİLEMEZ, TECİL EDİLEMEZ)

Ortak hüküm

MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarının;

a) Silâhla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

İşkence

MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eziyet

MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

MADDE 232. - (2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI
İŞÇİ - SENDİKALAR
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
DEM.KİTLE-MSLK.ÖRG.
KAVRAMLAR - SÜREÇLER
 
Top! Top!
Transderm Scop