Anasayfa arrow Güncel Haber-Yorum arrow SU HAYATTIR TİCARİLEŞTİRİLEMEZ
05 09 2010
 
 
BÖLÜMLER
Anasayfa
Kütüphane
Kuvayi Milliye Dergisi
Çeviriler
Kültür Sanat
Kavramlar - Süreçler
Medya Haber-Yorum
Güncel Haber-Yorum
Kamuoyundan
Kamuoyuna
İşçi - Sendikalar
Köylü - Kooperatifler
İşsizlikle Mücadele...
SİTEMİZDE
Şuan 11 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 78
Haberler: 621
Linkler: 16
Ziyaretçi: 1515523

 
NE MUTLU O YOKSULLARA Kİ

ÖTEKİ DÜNYA ONLARINDIR

ER YA DA GEÇ BU DÜNYA DA

ONLARIN OLACAKTIR

F. ENGELS


GÜNCEL HABER-YORUM
MEDYA HABER-YORUM
KAMUOYUNDAN
KAMUOYUNA
translate from turkish to another language: http://translate.google.com
 
SU HAYATTIR TİCARİLEŞTİRİLEMEZ PDF Yazdır
Yazar Necdet Bayhan - Balıkesir Demokratik Halk İnisiyatifi   
14 03 2009

SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE VE DÜNYA SU FORMUNA KARŞI

15.03.2009’DA KADIKÖY MİTİNGİNE ÇAĞRI

Dünya Su Formu 5. toplantısını 16-22 Mart 2009 tarihleri arasında İstanbul’da toplanıyor. İnsan ve canlı yaşamın temelini oluşturan, devamını sağlayan ve tarih boyunca insanlığın kaderini belirleyen su ve hava vazgeçilmez bir yaşam kaynağı ve canımızın değerleridir...

Bugün dünyamız bir su savaşının içindedir. Bu savaşın bir tarafından uluslarüstü su, inşa vs. teklerli ile bunların kontrolündeki emperyalist devletler, DTÖ(Dünya Ticaret Örgütü) GATS(Hizmet Ticaret Genel Anlaşması), Dünya Bankası, Dünya Su Konseyi gibi kuruluşlar, diğer tarafında ise Dünya halkları, tümüyle insanlık vardır. Ve bu savaş “kaynaklara sahip olma savaşı “ olarak devam etmektedir.

1990’yılların yarısında “ekonomik bir mal” olarak belirlenmesi dünya üzerindeki milyarlarca insanın ortak malı olun suyun meta haline dönüşmesine yol açmıştır.

Emperyalist devletler, sektördeki dev uluslarüstü şirketler, BM, Dünya Bankası, DTÖ gibi kuruluşlar bir araya gelerek “Dünya Su Konseyi”ni kurmuşlardır. Bu konseyin amacı Dünya genelinde suyu yönlendirecek temel politikaları belirlemektir. Bu amaçla 3 yılda bir Dünya Su Formu adı altında yapılan toplantılarda: Suyun kaynaktan çeşmeye, kanalizasyondan arıtmaya, deşarja kadar su yönetiminin kontrolünü uluslarüstü şirket ve holdinglere aktarma ve suyun ticarilileştirilmesini usularüstü tekeller vasıtasıyla gerçekleştirmek için her türlü plan ve projeleri tartışmaktır. Suyu kullananın müşteri olarak görülmesi, suyun bir ticari meta olan değerlendirilmesi bu anlayışın temel felsefesidir.

Dünyada kullanılabilir suyun %5’i uluslarüstü su şirketlerince satılmaktadır. Bu şirketlerin karları daha şimdiden dünya petrol ticaretinin yıllık gelirinin yarısını geçmiştir. Suyun ticarileştirilmesinin uygulandığı ülkelerde su fiyatları çok kısa sürede birkaç misline çıkmakta(Ör: Gana’da %95, Filipinlerde %400 Bolivya’da %300 artmış, Hindistan’da su faturaları aile bütçesinin %25’inibulmaktadır..) Bu fiyatları ödeyemeyen milyarlaca yoksul insan kirli su kullanımına itilmekte, açlık, sefalet, salgın hastalıklar hızla yaygınlaşmakta, tarımda suyun maliyetlerinin artması sonucu tarımda çöküş, yoksullaşma, göç, toprak mülkiyetinin el değişimi yaşanmaktadır. Küresel sermayeyi bu kadar iştahlandıran ve milyarca işçi, işsiz, çitçi, küçük esnaf, memur ve emeklinin içtiği suya göz diktirebilen sistem bu olağanüstü sınırsız kar düzenidir.

İşte bu bağlamda ulusalarüstü su tekelleri, büyük yapı inşaat şirketleri ve finans-kapitalin düşünce kuruluşlarının denetimindeki Dünya Su Konseyi dünya çapında üretimden tüketime içme, kullanma suyu ile ilgili tüm hizmetlerin metalaştırılması gerektiği fikrini pazarlamak üzere Dünya Su Formu’nun 5. sini 16-23 Mart tarihleri arasında dünyanın en geniş çaplı su organizasyonu olarak İstanbul’da gerçekleştirecektir.

Suyun ve su hizmetlerinin bir an önce ticarileştirilmesi fikrine, suyun gerçek kullananları olan geniş halk kesimlerini ikna etmek daha doğrusu aldatmak istiyorlar.Dünyada ve Türkiye cephesinde propaganda-ajitasyon ve yasal hazırlıkların ve fiili uygulamaların düğmesine basılıyor. Sadece Türkiyede’ki su pazarının 100 milyar dolar olduğunu söyleyip, suyumuza el koymaya geliyorlar. Kullanım suyumuzu sayaçlara ya da kontüre bağlamaya geliyorlar, akarsu, göl, gölet, barajlarımıza el koymaya geliyorlar. İşte Uluslarüstü tekellerin iştahını kabartıp Türkiye cephesini açmasının altındaki neden bu olağanüstü kar rakamlardır.

İşte tüm bunlara karşı bir araya gelen 50’yi aşkın akademik oda, sendika, ve demokratik kitle örgütü Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu'nu kurmuşlardır.

Platformun aldığı kararlar doğrultusunda 15 Mart 2009 tarihinde İstanbul Kadıköy’de saat:15,00 da ‘eski Etbalık kurumu önünde) miting yapılacaktır. Ayrıca platform Dünya çapında Dünya Su formuna alternatif bir forum düzenlemiştir. Forum etkinlikleri 15-22 Mart Tarihleri arasında yapılacaktır.

Tüm yaşam savunucularını suyun ticarileştirilmesine hayır demek için, Su yaşamdır, satılamaz demek için, kontürlü su istemiyoruz demek için , ulusstü şirketlerin kontrolündeki Dünya Su formunun tüm kararlarına ve uygulamalarına karış çıkmak için Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformunun mitingine ve etkinliklerine katılmalarını diliyoruz,

Balıkesir Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu

Balıkesir Demokratik Halk İnisiyatifi


Görüntüleme sayısı: 449 / Yazdır

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
SENDİKA KARŞITI İŞVERENE, MÜDÜRE, ŞEFE HAPİS CEZASI !!!

26.09.2004 TARİHİNDEN BERİ YÜRÜRLÜKTE OLAN 5237 NOLU TÜRK CEZA YASASI

İş ve çalışma hürriyetinin ihlâli

MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl eden kişiye, mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.  

Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(BU CEZALAR PARA CEZASINA ÇEVRİLEMEZ, TECİL EDİLEMEZ)

Ortak hüküm

MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarının;

a) Silâhla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

İşkence

MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eziyet

MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

MADDE 232. - (2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI
İŞÇİ - SENDİKALAR
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
DEM.KİTLE-MSLK.ÖRG.
KAVRAMLAR - SÜREÇLER
 
Top! Top!
Transderm Scop