Anasayfa arrow Güncel Haber-Yorum arrow KÜBA, ABD'NİN SİNİRLERİNİ BOZDU
09 09 2010
 
 
BÖLÜMLER
Anasayfa
Kütüphane
Kuvayi Milliye Dergisi
Çeviriler
Kültür Sanat
Kavramlar - Süreçler
Medya Haber-Yorum
Güncel Haber-Yorum
Kamuoyundan
Kamuoyuna
İşçi - Sendikalar
Köylü - Kooperatifler
İşsizlikle Mücadele...
SİTEMİZDE
Şuan 15 konuk çevrimiçi
İSTATİSTİKLER
Üyeler: 83
Haberler: 621
Linkler: 16
Ziyaretçi: 1516592

 
NE MUTLU O YOKSULLARA Kİ

ÖTEKİ DÜNYA ONLARINDIR

ER YA DA GEÇ BU DÜNYA DA

ONLARIN OLACAKTIR

F. ENGELS


GÜNCEL HABER-YORUM
MEDYA HABER-YORUM
KAMUOYUNDAN
KAMUOYUNA
translate from turkish to another language: http://translate.google.com
 
KÜBA, ABD'NİN SİNİRLERİNİ BOZDU PDF Yazdır
Yazar sol.org   
28 12 2009

 5 Aralık’ta Küba’da karşı-devrimci faaliyetlerde bulunan bir ABD ajanının yakalanmasının ardından ABD’li bir ‘demokrasi’ kuruluşunun yaptığı açıklamada ‘genel olarak, kapalı toplumlarda demokrasiyi teşvik etmek ve demokrasiyi geliştirecek yardım programları uygulamaya çalışmak oldukça sinir bozucu bir deneyim’ ifadeleri yer aldı...

Bir ABD ajanının ABD hükümetinin 1996’dan beri Küba’ya uygulamaya çalıştığı ‘demokrasi programı’ çerçevesinde faaliyet gösterirken Küba’da yakalanması söz konusu programın ayrıntılarını gün ışığına çıkarırken, programın etkililiği ABD kamuoyunda tartışmaların alevlenmesine yol açtı.

Küba Devlet Başkanı Raul Castro 5 Aralık’ta yakalanan ABD ajanının Kübalı karşı-devrimci gruplara çeşitli iletişim araçları dağıtmakta olduğunu açıklamıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı ve Kongre kaynakları söz konusu ajanın bir bilgi-işlem uzmanı olduğunu, turist vizesi ile dolaştığını, siyasi muhaliflere cep telefonu, bilgisayar vb. temin ederken değil, bir topluluğun üyelerinin internet bağlantılarını sağlamaya çalışırken yakalandığını iddia etti. Meselenin hassasiyeti nedeniyle ismini söylemekten kaçınan bir yetkili ise ‘başka herhangi bir yerde olsa, bu son derece tehlikesiz bir faaliyet olarak görülürdü’ dedi.

Son yıllarda ABD, çabalarını Küba’ya "teknoloji" sızdırma çalışmaları üzerinde yoğunlaştırdı. Dışişleri Bakanlığı ve Amerikan Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) özel taşeronlarla çalışmayı tercih ediyor. 5 Aralık’ta yakalanan ajan bu taşeronlardan biri olan Kalkınma Alternatifleri (DAI) adlı şirket için çalışıyordu. Dışişleri Bakanlığı ve USAID yetkilileri programa dahil olan diğer grupları açıklamayı reddetti.

1990'ların ortasında Küba demokrasi programı yola çıktığından bu yana ABD yönetimi çeşitli şirket ve karşı-devrimci gruplara ödenek dağıtıyor. Bu grupların organizasyonlarıyla, kısa dalga radyolar, dizüstü bilgisayarlar, fotokopi makineleri, kitaplar ve diğer materyaller, genellikle turist olarak Küba’ya geçen gönüllülerin valizlerinde taşınıyor. ABD hükümetinin ayırdığı bazı başka fonlar da ‘muhalif’ ailelere insani yardım ve ‘Küba’nın insan hakları sicili ve Castro sonrası geçiş sürecine’ ilişkin faaliyetleri için kullanılıyor.

Geçtiğimiz hafta Washington Post’ta yer alan konuyla ilgili haber ABD’nin yıllardır Küba’nın sosyalist rejimini boğmak için sürdürdüğü karşı-devrimci faaliyetlerin ABD kamuoyunda ne denli rahat tartışılabildiğini gösterdi. Haber aynı zamanda, ABD’nin bu konudaki hezimetinin de bir itirafı niteliğinde.

Washington Post’un haberine göre 'demokrasi programı', adaya gizlice bilgisayar, cep telefonu, DVD çalar ve diğer iletişim araçlarını gizlice sokarak Küba hükümetinin bilgi ablukasını kırmayı hedefliyordu. Bu programın bütçesi 2000 yılında 3.5 milyon dolarken demokrasinin teşvik edilmesini öncelikli gündemi sayan Bush yönetimi tarafından 2008’de 45 milyon dolara çıkarıldı.

Küba istihbaratı 1996 Helms-Burton yasası çerçevesinde fonlanan programın taşeronluğunu yapan grupların ve programın hedefi olan karşı-devrimci Kübalıların içine sızmayı defalarca başardı. Küba’nın ele geçirdiği ajanlar ve karşı-devrimci gruplar 20 yıla varan hapis cezaları ile cezanlandırılıyorlar. Küba istihbaratının bu başarısı, ABD’nin uyguladığı ‘demokrasi programı’nın destekçileri tarafından bile sorgulanmasına neden oluyor. Uzmanlar, Küba’nın yakalananları birer ABD kuklası olarak göstermeyi başardığını ve "ABD’nin demokrasi çabalarının" yanlış anlaşılmasına neden olduğunu düşünüyorlar.

Programa getirilen eleştiriler arasında başlatılmasından bu yana kötü yönetilmesi yer alıyor. Devlet Mali Sorumluluk Ofisi tarafından 2006’da yapılan bir denetim, 4.7 milyon dolar demokrasi programı için ödenek alan grupların Godiva çikolataları ve Nintendo Game Boys gibi şüphe uyandıran çeşitli lüks harcamalar yaptıklarını ortaya koydu. 2008’de eski bir Küba-Amerika grubu çalışanı demokrasi programı fonundan 600,000 dolar çalmaktan suçlu bulundu.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi üyesi senator John Kerry, bu ay Küba programının gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Kerry, ‘soylu amaçlarımız olabilir ama bu amaçlara ulaşıp ulaşamadığımızı değerlendirmeliyiz’ dedi. ABD Kongresi Dış İşler Komitesi başkanı Howard L. Berman Nisan ayında Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a yazarak, ‘tartışmalı’ programın harcamalarını ve sonuçlarını takip etmek üzere daha ‘güçlü bir mekanizma’ oluşturulması talebinde bulunmuştu.

Obama yönetimi Küba demokrasi programına 2009 ve 2010’da 20 milyon dolar tahsis ederek yeni dönemde Küba sosyalizmini yıkma faaliyetlerine desteğin sürdüğünü gösterdi. Obama, ABD’de yaşayan Kübalıların ailelerini ziyaretlerinin önündeki kimi engelleri kaldırarak Küba’ya yönelik yaptırımları gevşetiyormuş izlenimi uyandırmaya çalışmıştı. Ay başında ABD’li ajanın yakalanmasıyla ABD hükümetlerinin Küba politikasındaki süreklilik bir kez daha görülmüş oldu.
Görüntüleme sayısı: 207 / Yazdır

  Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >
SENDİKA KARŞITI İŞVERENE, MÜDÜRE, ŞEFE HAPİS CEZASI !!!

26.09.2004 TARİHİNDEN BERİ YÜRÜRLÜKTE OLAN 5237 NOLU TÜRK CEZA YASASI

İş ve çalışma hürriyetinin ihlâli

MADDE 117. - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlâl eden kişiye, mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tâbi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.  

Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

MADDE 118. - (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(BU CEZALAR PARA CEZASINA ÇEVRİLEMEZ, TECİL EDİLEMEZ)

Ortak hüküm

MADDE 119. - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasî hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlâli ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suçlarının;

a) Silâhla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Kişisel verilerin kaydedilmesi

MADDE 135. - (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

MADDE 136. - (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Nitelikli hâller

MADDE 137. - (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;

a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,

b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

İşlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

İşkence

MADDE 94. - (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Eziyet

MADDE 96. - (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

MADDE 232. - (2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.

İŞSİZLİKLE MÜCADELE VE HALK DAYANIŞMASI
İŞÇİ - SENDİKALAR
KÖYLÜ - KOOPERATİFLER
DEM.KİTLE-MSLK.ÖRG.
KAVRAMLAR - SÜREÇLER
 
Top! Top!
Transderm Scop